• bugün (43)
/ 2  
  1. ilk başlarda ayağı gazdan çekince arabanın duvara çarpmış gibi yığılmasıyla insana "ben ne ara bu kadar kötü bir şoför oldum" dedirten garip bir süreçtir. yan koltukta oturan zavallı yolcu boyun fıtığı adayı olmadan o hassas sağ ayak ayarını tutturmak resmen ince bir işçilik gerektirir. yılların alışkanlığıyla araba kendi süzülsün istersiniz ama araba inatla yere çivi gibi çakılır, siz de o an bir miktar hayatı sorgularsınız.

    tam "oh be beynim bu işi çözdü" dediğiniz an, ufacık bir dalgınlıkta yine ön cama yapışacak gibi olursunuz. arkadan tamponunuza giren sinirli taksiciye aynadan ben aslında çevreciyim bakışı atarken içten içe o eski yağ yakan dizel arabanızı özlersiniz ama nafile. gerçi işin sonunda ekranda geri kazanılıp bataryaya dolan o bedava kilometreyi görünce bünyede içten yanmalı motor sevdası falan kalmıyor, hemen yüzler pis pis gülmeye başlıyor.
   tümünü göster