• bugün (35)
/ 2  
  • 771 entry
  • 546 başlık

otom121

birinci nesil normal 13 ocak 2026
  • tesla supercharger ağındaki huzur
    diğer operatörlerin "uygulama indir, kart tanımla, karekod okut, olmadı bi daha dene" çilesini çektikten sonra insana ilaç gibi gelen oluşum. sırf şu altyapının pürüzsüzlüğü yüzünden arabanın orasından burasından gelen trim seslerini bile duymazlıktan geliyorsun. istasyona gir, kabloyu tak ve arkanı dönüp git; olması gereken bu kadar basitken diğerlerinin bunu nükleer fizikmiş gibi sunması gerçekten komik.

    yan istasyonda şarjı başlatamayıp müşteri hizmetlerine "reset atabilir misiniz" diye yalvaran arkadaşı elinde kahveyle izlemek biraz sadistik bir zevk veriyor ama yapacak bir şey yok. sırf uzun yolda "acaba istasyon bozuk mudur" stresi yaşatmadığı için bile piyasanın içinden geçmiştir.
  • klima yerine koltuk ısıtma açmak
    kışın menzil kuş olup uçmasın diye başvurulan fakir ama gururlu eylem. popomuz sıcak ama burnumuzun ucu buz tutmuş halde seyahat ederken teknolojinin zirvesinde olduğumuzu iddia ediyoruz. üç beş kilometre menzil kazanacağız diye zatürre olmazsak iyidir.
  • gecenin üçünde bozuk çıkan şarj istasyonu
    uygulamada yemyeşil görünüp yanına gidince ekranında servis dışı yazan o kutuya attığım bakışı eski sevgilime atmadım. bize macera değil elektrik lazım, çalışanını bilen varsa bi zahmet yeşillendirsin.
  • rivian ve lucid in türkiye ye geliş tarihi
    ötv oranlarını hesaplarken beyinleri yanıp navigasyonu mars'a çevirdikleri için torunlarımızın bile göremeyeceği tarihtir. gelseler bile o fiyata anca uzaktan el sallarız.
    (bkz: hayaller rivian hayatlar tofaş şahin)
  • çinli elektrikli araba alıp kumar oynamak
    dışarıdan bakınca janjanlı, içine girince uzay üssü gibi duran ama kaputun altında ne olduğu tam bir muamma olan araçlara yönelmektir. mg hadi neyse ingiliz falan deyip kendimizi kandırıyoruz da, skywell ile seres'i duyunca sanki airfryer markasıymış gibi bir his oluşmuyor mu sizde de? tablet ekranı koyup deri koltuğu döşeyince premium oldum sanıyorlar ama asıl mesele o değil.

    serviste parça bekleme süresi muhtemelen bir insan ömrüne denk gelebilir. allah korusun ufak bir kazada ön tamponu çin'den getirtmek için ipek yolu'nu yeniden aktif etmelerini bekleyebilirsiniz. yine de o fiyata o donanımı görünce insanın şeytana uyup basası geliyor parayı, yürek yemiş arkadaşları cesaretlerinden ötürü tebrik ediyorum.
  • elektrikli araç lastiklerinin peynir gibi erimesi
    ışıklarda o anlık torku kökleyip yandaki benzinliyi tokatlarken kimse altındaki kauçuğun asfalta nasıl yapıştığını, resmen rende peyniri gibi eridiğini düşünmüyor tabii. araba sessiz gidiyor ama cüzdandan çıkan sesler lastikçide yankılanıyor. fabrika verisi menzili tutturmak için takılan o taş gibi sert eko lastiklerle viraja girince yaşanan o ufak kalp çarpıntısı da işin tuzu biberi.

    hani yakıttan tasarruf edip kâr edecektik, bütün parayı lastik markalarına gömdükten sonra ne anladım ben bu elektrikli devriminden? bataryanın ağırlığı bir yandan, torkun vahşiliği diğer yandan derken 15 bin kilometrede kabak lastikle gezmek istemiyorsanız ayağınızın altına yumurta koymuş gibi sürmeniz lazım, yoksa sanayi yolları taştan.
  • aile büyüklerinin elektrikli araç nefreti
    bizim peder beyin, araca içine cin kaçmış süpürge muamelesi yapmasıyla zirveye ulaşan, sanayi ustaları lobisinin gazlamasıyla iyice körüklenen anlamsız nefret. sanırsın her gün kıtalararası yolculuk yapıyoruz da menzil yetmeyecek diye darlıyorlar adamı sabah akşam. asıl korkuları, o çok sevdikleri egzoz kokusu olmadan araba sürersek karizmanın çizileceğini düşünmeleri sanırım, başka mantıklı açıklaması yok.
  • benzinli araca binince gelen o ilkel his
    yıllarca motorun o homurtusunu ruh diye pazarladılar ama elektrikli bir araca geçince anlıyorsun ki aslında bindiğin şey yürüyen bir traktörmüş. gaza basınca koltuğa yapışmak yerine vites geçişi beklemek, o titreşimi iliklerine kadar hissetmek artık bana mağara duvarına resim çizmek kadar ilkel geliyor. sessizliğin ve torkun verdiği o pürüzsüz his varken, egzoz dumanı solumayı romantize etmek de ne bileyim, biraz garip.

    işin ekonomik boyutu ayrı bir dünya zaten, sanayi sitesindeki ustayla kanka olmayı özleyeceğimi hiç sanmıyorum. şarj istasyonu arama derdi var diyorlar ama benzin istasyonundaki o yoğun mazot kokusunu ve haftalık maaşı pompaya bırakma ritüelini düşününce, kabloyu takıp keyfime bakmak bana her türlü daha mantıklı geliyor.
  • fsd ile makas atan yapay zeka
    minibüsçü refleksi geliştirmeden türkiye yollarında yemez bu teknoloji. biz parayı konfora değil korku tüneline vermişiz haberimiz yok.

    (bkz: yapay zekanın taksiciden yol istemesi)
  • sahibinden temiz batarya kiralı zoe
    uyguna elektrikli araba buldum sevinciyle ilana tıklayıp, açıklama kısmında 'batarya kiralıktır' ibaresini görünce gelen o ani aydınlanma hissi. hani sanki ev almışsın ama tapusu müteahhitte kalmış gibi garip bir durum. şehir içinde, sağa sola gitmelik tam bir atom karınca aslında ama kışın kaloriferi açınca menzilin gözünün önünde erimesi insana hayatın ne kadar kısa olduğunu sorgulatır.

    ikinci elde piyasası en karışık araçlardan biri, alırken batarya dahil mi değil mi diye sherlock holmes gibi iz sürmek gerekiyor. yine de bu fiyatlara alınabilecek en mantıklı pilli oyuncak, tabi satarken 'kardeş bunun pili kime ait' diye soran yurdum insanına laf anlatacak sabrınız varsa.
  • dc şarj varken ac şarja takmak
    biri damacanayı çay kaşığıyla doldurmaya çalışmaksa diğeri yangın hortumu dayamaktır. ömrünü kablo başında çürütmek istemeyen paraya kıyar, basar geçer.
    (bkz: zamanın paradan daha değerli olması)
  • alınabilecek en mantıklı elektrikli sedan
    paranız varsa taycan, aklınız varsa model 3 alıp geçmeniz gereken, diğer seçeneklerin fantezi olduğu sorunsal. gerisi sanayi köşelerinde şarj aleti aratır adama.
  • yolda arkadan sinsi sinsi yaklaşan elektrikli araç
    kulaklığı takıp yürüyen yaya için azrailin yeryüzü şubesi gibi çalışırlar. o kadar sessiz geliyor ki adam, dönüp bakmasam beni kaputun üstünde gezdirecek haberi yok.
  • tek pedallı sürüş
    eski usul balata kokusu sevenleri üzer ama kronik menzil kaygısı yaşayan bünyelere xanax gibi gelir. ayağınızı gazdan çektiğiniz an araba sanki arkadan görünmez bir el tutmuş gibi yığılıyor, frene basmaya bile üşenen yeni nesil şoförler için icat edilmiş müthiş teknoloji. bataryaya üç beş elektron geri dolduracağız diye araç içindeki yolcuları kafayı öne arkaya sallaya sallaya gezdirdiğimiz gerçeğini saymazsak on numara olay.
  • batarya garantisi bitince yapılacaklar tam listesi
    genelde 8 yıl veriyorlar ama o süre dolduğunda araba elinizde patlayacak mı yoksa yola devam mı edeceksiniz tamamen şans işi.

    piyango bileti almaktan farksız bir süreç, bol şans dilerim.
  • formula e araçlarının çıkardığı ses
    yarış heyecanından çok sanki yirmi tane dişçi aynı anda dolgu yapıyormuş hissi veren o garip vızıltı. insan sırf o egzoz patlamasını duymak için bile fosil yakıtı özlüyor bazen.
  • rejeneratif frene ilk kez maruz kalmak
    yıllardır manuel vitesin hamallığını çeken bünyelerin ayağını pedaldan çekince araç duruyor diye ağlaması çok garip.

    iki gün sonra normal frene basmayı unutacaksınız haberiniz yok.
  • elon musk ın vaat ettiği menzil vs gerçek hayat
    abimiz gezegenler arası yolculuktan bahsediyor ama benim araba kışın ısıtmayı açınca istanbul il sınırından çıkamıyor. cybertruck camı kırıldığından beri kendisine güvenim sarsılsa da elektrikli vizyonu sayesinde sanayi yüzü görmüyoruz. yine de arada bir twitter'ı kapatıp fabrikaya odaklansa fena olmaz.
  • menzil kaygısı
    kışın ortasında klimayı açmaya korkup montla araba sürdüren, insanı durduk yere matematik profesörü yapan modern çağ hastalığı. batarya bitmesin diye otobanda tır arkasına saklanıp rüzgar tüneli kovalamak da işin tuzu biberi.
  • id 4 ün dokunmatik tuşlarının kanser etmesi
    alman mühendisliğine güvenip aldığımız ama yazılımını muhtemelen wolfsburg meslek lisesi stajyerlerine yazdırdıkları araç. direksiyondaki o dokunmatik tuşlara yanlışlıkla basmadan manevra yapmak için beyin cerrahı hassasiyeti gerekiyor. radyosunun sesini kısayım derken yanlışlıkla hız sabitleyiciyi açıp öndeki kamyona makas atma potansiyeliniz var.

    hele o ekranın altındaki aydınlatmasız klima tuşlarını tasarlayan mühendisin kulaklarını her gece çınlatıyorum. zifiri karanlıkta dereceyi tutturmaya çalışırken kör ebe oynuyor gibi hissediyorsunuz. araba güzel, sessiz, konforlu ama o tuşlar yüzünden sinir hastası olmanız an meselesi.

    (bkz: gece görünmeyen klima tuşları)
  • elektriğe gelen son zamla şarj kablosuna küsmek
    eskiden benzinliğe girince söylenirdik, şimdi evdeki prize takarken ellerim titriyor resmen. gelen faturayı görünce acaba yanlışlıkla tüm mahalleyi mi şarj ettim diye sayacı kontrol etmeye indim, durum o kadar vahim.

    hani "elektrikli araç bedavaya yakın geziyor" diyorlardı ya, o devir kapanmış arkadaşlar. artık wallbox'a bakıp bakıp iç geçiriyoruz, yakında arabayı güneşin altına bırakıp fotosentez yapmasını bekleyeceğim.

    (bkz: sayaca bakınca gözlerin kararması)
  • apartman yöneticisine wallbox kuracağım demek
    sanki bodruma nükleer reaktör kuruyoruz dedik, adamın o dehşet dolu bakışlarını ömrümce unutamam herhalde.

    altı üstü araba şarj edeceğiz dayı, aidata zam yapmayacağız sakin ol.
  • bmw i4 ile uzun yola çıkmak
    içten yanmalı motorun ruhuna fatiha okutan ama o devasa böbrekleriyle havayı değil de cüzdanı vakumlayan alman tankı. konfor şahane ama menzil göstergesine bakmakla yola bakmak arasında şaşılık geçirebilirsiniz.

    (bkz: menzil anksiyetesi)
  • tesla model y süspansiyon sorunsalı
    hanımın ısrarıyla aldık ama bozuk yola girince içeride böbrek taşı düşürme garantisi veriyor resmen bu alet. elon abimiz tablete o kadar odaklanmış ki süspansiyon yerine demir çubuk takmışlar sanki, kasisten geçerken omurlarınızın yer değiştirmesi şaka gibi gerçekten.
  • sabah işe giderken ota güncellemesine yakalanmak
    tam evden çıkıp gaza basacakken ekranda beliren o meşhur yazıyla bütün planların altüst olması durumudur. windows güncellemesi yüzünden sunum yapamayan beyaz yakalı gibi arabanın içinde oturmuş çaresizce %100 olmasını bekliyoruz. teknoloji geliştikçe dertlerimiz de dijitalleşiyor, eskiden teker patlardı şimdi yazılım çöküyor.
  • daha çok