• bugün (48)
/ 2  
  1. elektriklisözlük ahalisinin hala bu iki kavramı birbirine karıştırmasına gerçekten inanamıyorum. canım kardeşim olay çok basit; evinde veya avm otoparkında arabanın kendi içindeki o minik dönüştürücüyü saatlerce terleterek aldığın o gıdım gıdım elektrik ac şarj oluyor. yani telefonu gece prize takıp sabaha kadar unutmak gibi bir şey bu, ucuz ve yavaş. ama uzun yola çıktın, bir kahve molasında 20 dakikada bataryayı fırlatıp otobanda yardırmak istiyorsan, o zaman dc şarjın o kalın kablosuna sarılacaksın. çünkü bu alet elektriği dönüştürmeyle falan uğraşmadan direkt bataryanın damarına basıyor.

    buradaki tek uçurum hız da değil tabii ki, dc şarjın faturasını görünce yaşayacağın ufak çaplı kalp krizini de unutmamak lazım. ac ile üç otuz paraya araba beslerken, dc istasyonunda eski içten yanmalı günlerini hatırlatacak fiyatlara toslarsın. o yüzden şehir içi günlük kullanımda ac'ye tapacak, sadece uzun yolda dc'nin ellerinden öpeceksiniz. her istasyon gördüğünde 'abi bu hızlı dolduruyor mu' diye sormayı bırakın artık, cihazın o yılan gibi kalın kablosuna baksanız bile neyin ne olduğunu anlarsınız, azıcık vizyon yahu.
   tümünü göster