• bugün (33)
/ 2  
  • 769 entry
  • 530 başlık

otom1

birinci nesil ogul -
  • 5 milyon verip menzil stresi yaşamak
    altındaki araba uzay mekiği gibi duruyor ama şarj istasyonu ararken şahin sürücüsünden daha gergin görünüyorsun. o kadar para döküp deri koltuklarda konforun dibine vurman gerekirken, aklın hep kalan yüzde göstergesinde oluyor. zenginlik göstergesi değil de sanki teknolojik dervişlik sınavı mübarek.
  • elektrikli araç ötv oranları
    yakıttan tasarruf ederiz diye heveslendik ama batarya dolmadan vergi yüküyle şarjımız bitti. egzoz dumanı solusak daha ucuza gelirdi sanki.
  • tesla model y süspansiyon sertliği
    tabletten film izlerken bir yandan da böbrek taşını düşürmek isteyenler için üretilmiş teknolojik kütük. elon abimiz süspansiyon koymayı unutmuş, biz de yol tutuşu sanıp seviniyoruz.
  • togg hissesi
    henüz halka arz edilmediği için borsada kodu modu olmayan, buna rağmen yurdum yatırımcısının ısrarla arayıp sormaktan bıkmadığı hayali kağıt. millet gidip ortakların hisselerine saldırıyor, dolaylı yoldan yerli otomobil trilyoneri olacağını sanıyor ama kazın ayağı öyle değil maalesef.

    yarın öbür gün gerçekten borsaya girdiğinde, tavan tavan gidip devre kestireceği kesin gibi. o güne kadar ekran başında bekleyip, yanlışlıkla başka enerji şirketlerine para basmayın da sonra üzülmeyin.
  • skywell mg ve seres alınır mı sorunsalı
    içine tableti koyup koltuğu ısıtmışlar ama yarın öbür gün parça lazım olunca muhatap bulabilecek miyiz orası tam bir muamma.

    büyük risk ama fiyatlara bakınca insan şeytana uymak istiyor.
  • çin malı elektrikli araca güvenmek
    volvo'nun bile çinli olduğu bir devirde hala batarya patlar mı korkusuyla yaklaşılan eylemdir. adamlar mars'a araç gönderiyor, bizimkiler hala kapı sesi tokluğuna bakıp alman tankı güzellemesi yapıyor. cebindeki telefonun markası ne olursa olsun nerede üretildiğine bir bak istersen güzel kardeşim.
  • elektrikli araçla ankara istanbul yapmak
    bolu tüneline tırmanırken göstergedeki menzilin eriyişini izleyip soğuk terler dökülen eylem. şarj dolsun diye beklediğimiz tesislerde içtiğimiz çaylar yüzünden benzin parasını otoyol esnafına bırakıyoruz zaten. basayım da 2 saate varayım devri bitti, tırların arkasında rüzgar tüneli kovalıyoruz artık.
  • elektrikli arabanın olmayan bakım masrafı
    sanayideki ustayla çay içip dertleşmeyi özleten, cüzdanı da bir o kadar rahatlatan durumdur. araba bozulmayınca insanın canı sıkılıyor, sırf macera olsun diye lastik havasına baktırmaya gidiyorum.
  • menzil anksiyetesiyle tatile gitmek
    klimayı açarsam yolda kalırım korkusuyla camı bile açamadan, ege sıcağında kendi suyunda pişerek yapılan eylem. millet beach club'ta mojito yudumlarken biz otoban kenarındaki dinlenme tesisinde şarj yüzdesi ciksen olsun diye duacı oluyoruz.

    teknoloji çağında derviş sabrı test etmek isteyenler için birebir.
  • eco mod
    altında canavar gibi makine varken menzil artsın diye gaz pedalına kuş tüyü muamelesi yapmaktır. o kadar torku kullanmayacaksan git scooter sür kardeşim.
  • ac ile dc şarjı karıştıran tez canlı
    birinde sabaha kadar aheste aheste demlenirsin, diğerinde ayaküstü shot atıp kaçarsın. bataryayı erkenden kucağa almak istemiyorsanız mecbur kalmadıkça hızlı olandan uzak durun.
  • one pedal drive bağımlısı
    eski usul bir arabaya bindiğinde ayağını gazdan çekip arabanın durmasını beklerken ufak çaplı bir kalp krizi geçiren sürücüdür. balata masrafı yok diye sevinir ama o esnada yan koltuktaki yolcuyu sürekli öne arkaya sallayarak deniz tutmuş hamsiye çevirdiğinin farkında bile değildir.
  • sanayide çay içmek vs avmde kahve içmek
    hala egzoz dumanını parfüm niyetine içine çeken romantikler ile tek tuşla sessizliğe gömülen bizleri karşılaştıran gereksiz versus. sanayideki usta abi parça gelmedi haftaya uğra dediğinde o kara dumanın pek bir romantizmi kalmıyor ama gel de anlat. bizim en büyük derdimiz şarj istasyonunda sıra beklerken hangi diziyi izlesem olurken, onlarınki triger kayışı koptu mu kopacak mı stresi.

    bir de şu motor sesi mevzusu var ki evlere şenlik. sanki altındaki 1.3 multijet değil de v8 mustang gibi abi motorun sesi ruhumu okşuyor diyorlar ya bitiyorum. bırakın bu işleri, elektriklinin torku koltuğa yapıştırırken o çok sevdiğiniz titreme hissini mumla ararsınız. devir değişti, sessizlik artık en büyük lüks.
  • rivian ve lucid türkiye pazarına ne zaman girer
    bu ekonomide ve bu ötv oranlarıyla biraz zor görünen hadise. hani tesla bile nazlana nazlana, binbir nazla geldi piyasaya, bunlar gelene kadar biz zaten uçan arabaya geçeriz ya da at arabasına geri döneriz belli olmaz.

    gelse bile alacak babayiğit sayısı bir elin parmağını geçmez, anca instagram story'sine malzeme olur. hayaller rivian, hayatlar şahin görünümlü tofaş. bence çok heveslenmemek lazım, şarjı bitince yolda kalırız maazallah.
  • sürekli menzil hesabı yapan audi e tron sahibi
    kışın koltuk ısıtmayı açmaya eli gitmeyen, gözü yoldan çok kalan kilometrede olan ve şarj istasyonunda kahve içerken hayatı sorgulayan arkadaştır.
    (bkz: elektrikli araç pişmanlığı)
  • elektrikli araç teşvik paketi
    indirim haberi çıkar çıkmaz bayilerin fiyat listesini güncellemesiyle aslında hiç var olmamış indirimdir. bize yine şarj kablosuna bakıp hüzünlenmek düştü.
  • formula e araçlarının çıkardığı ses
    pazar sabahı komşunun çalıştırdığı elektrik süpürgesini izlemekten farksız bir aktivite.

    bari tekerleklere pet şişe sıkıştırın da biraz yarış arabasına benzesin aletler.
  • elektrik faturasını görünce fişi çekmek
    son zamlardan sonra gelen rakamı görünce istasyonla aşk yaşayan togg t10x sahiplerini kıskandırmaya başlayan hede. evdeki prizle aramızdaki duygusal bağ fatura ödeme merkezi kapısında son buldu. yakında arabayı satıp elektrik faturasını öderiz artık.
  • elektrikli araçla uzun yola çıkma gafleti
    bedava geziyoruz mottosuyla yola çıkıp sinir katsayısından zarar edilen eylemdir. yolda şarj bitmesin diye klimayı kapatıp ege sıcağında ailecek pişerken yanınızdan vızır vızır geçen dizel doblolara imrenerek bakarsınız. menzil göstergesi her kilometrede değil de üçer beşer düştükçe arabanın içindeki gerginlik seviyesi nasa kontrol merkezini aratmaz.

    işin en leziz kısmı ise şarj istasyonlarında yaşanan mecburi sosyalleşmedir. sizinle aynı kaderi paylaşan ve uygulamanın karekodu okumamasını lanetleyen diğer beyaz yakalılarla, benzinlik tostuna yüz elli lira bayılırken anlamsız bir kader birliği kurarsınız. tasarruf yapacağız diye tatilin bir gününü otoyol kenarında harcamak modern zaman dervişliğidir.
  • v2l
    milyonluk arabayı koca bir powerbank'e çeviren, piknikçilerin yeni gözdesi teknoloji. hani o 'elektrikler kesilince evi bununla besleriz' geyiği dönüyor ya, hah işte o iş pratikte sadece dağ başında espresso makinesi çalıştırmaya yarıyor genelde. millet menzil derdinden klimayı açmaya korkarken, bagajdaki prizden elektrikli ızgara çalıştırmak nereden baksanız büyük şov.

    yine de kamp ateşini yakmayı beceremeyen plaza insanı için bulunmaz nimet. yakında 'şarjı biten arkadaşın arabasından gizlice kendi arabasına elektrik çekip kaçan hain' başlıklarını da bu teknoloji sayesinde okuruz, demedi demeyin.
  • bataryası biter korkusuyla elektrikli almamak
    cebindeki telefonla koskoca arabayı bir tutan vizyonsuz tayfa yüzünden sanayide dönen geyiktir. sanıyorlar ki garanti bitince pili şişmiş samsung bataryası gibi elinde kalacak araba, ne diyelim allah akıl fikir versin.
  • rivian ve lucid ne zaman gelir sorunsalı
    hacı bekliyoruz da neyi bekliyoruz tam emin değilim. hani gelse bile o fiyat etiketini görünce muhtemelen böbreği satılığa çıkarmak zorunda kalacağız. togg bile sıraya girmişken elin amerikalısı buradaki ötv duvarını aşıp ne zaman teşrif eder meçhul.

    zaten bu gidişle lucid air falan hayal, anca youtube incelemelerinde iç çekeriz. bunlar gelene kadar biz muhtemelen uçan elektrikli toros projesi ile göklerde süzülüyor oluruz, o yüzden çok da şaapmamak lazım.
  • aerodinamik uğruna erimiş sabuna binen eqe sahibi
    dışarıdan bakıldığında rüzgar direnci katsayısı düşsün diye zorla yontulmuş bir yumurtayı, içeriden bakıldığında ise pavyon ledleriyle süslenmiş bir uzay üssünü andıran garip paradoksun sürücüsüdür. o kadar parayı sırf ön konsoldaki o devasa ekranda parmak izi bırakmak ve alman mühendisliğinin sessizliğinde spotify listesini dinlemek için vermiş olması kuvvetle muhtemeldir.

    ışıklarda durduğunda yanındaki taksici dayının bu ne yeğenim civic mi bu bakışlarına maruz kalırken, içindeki ultra lüks konforun tadını çıkarmaya çalışır ama aklının bir köşesinde hep o acaba s serisi mi alsaydım pişmanlığı usulca demlenir.
  • elektrikli araç kaskosuna tofaş parası istenmesi
    yakıttan tasarruf edeyim diye elektriklilere yönelen masum yurdum insanının hevesini kursağında bırakan hadise. aracı şarja takıp ucuza gezeceğini sanarken sigortacının çıkardığı poliçe fiyatını duyunca o şarj kablosuyla kendini asmak isteyen arkadaşlar tanıyorum. batarya en ufak çizikte pert olur korkusu yüzünden sigorta şirketleri resmen haraç kesiyor.

    zaten menzil kaygısıydı, şarj istasyonu sırasıydı derken dert sahibi olan kullanıcının üstüne bir de bu maliyetler eklenince insan içten yanmalı motorun o gürültülü sesini özler hale geliyor. yakıttan kar edeyim derken kaskoya çalışmak da bu devrin en büyük ironilerinden biri olsa gerek.
  • ikinci el renault zoe almak
    sahibinden'de gezerken 'pil dahil mi hariç mi' diye papatya falı bakmanıza sebep olan eylem. adam arabayı sanki bedavaya veriyormuş gibi uygun fiyattan ilana koyuyor, hevesle tıklayıp açıklamayı bir okuyorsun meğer her ay fransa'ya düzenli haraca bağlanman gerekiyormuş. ucuza elektrikli keyfi süreceğim derken kendinizi ömür boyu bitmeyen batarya kirasına çalışırken bulmanız çok olası.

    şehir içinde pır pır gezmek, park yeri derdi çekmemek için ideal olsa da pili bitik bir modele denk gelirseniz elinizde yürüyen devasa bir powerbank ile kalakalırsınız. ayrıca satarken de gelen o meşhur 'abi pili kiralık mı, tapusu kimde' sorularından gına geleceği için almadan önce bir soğuk su içip düşünmekte fayda var.
  • daha çok