• bugün (47)
/ 2  
  1. fabrika verisine aldanıp şehir içinde krallar gibi gezerim sanan bünyenin, yokuş yukarı ibre tek dişe düşünce yaşadığı o sessiz çığlıktır. bayideki arkadaşın ballandıra ballandıra anlattığı 80 km menzil, rüzgarı karşıdan yiyince bir anda hayal olur. o an motorun o fütüristik sessizliği huzur değil, yaklaşan yolda kalma rezilliğinin habercisi gibi tınlar kulakta.

    hele ki arkadan selektör yakan bir hafriyat kamyonu geliyorsa, o 'eco mode' tuşuna basıp basmamak arasında gidip gelirken hayatı sorgularsın. eve varmaya 500 metre kala alet kendini korumaya alıp yürüme hızına düşünce de keşke pedallı bir şey alsaydım en azından spor olurdu diye kendini avutmaya çalışırsın.