• bugün (32)
/ 2  
  1. elektrikli araba almanın işin en kolay kısmı olduğunu acı bir şekilde öğreten hede. bayiden aracı gülerek çıkarıyorsunuz ama o şarj cihazını apartmanın otoparkına bağlatmak için yöneticiyle ve huysuz komşularla verdiğiniz mücadele tam bir sinir harbi. yok kablo nereden geçecek, yok binanın şalteri atar mı, biz niye senin ortak elektriğini ödeyelim gibi zeka dolu sorularla boğuşurken kendinizi ortadoğu barış elçisi gibi hissediyorsunuz.

    cihazın kendi fiyatından çok o metrelik kalın kablolara ve nazlı elektrikçi tayfasına para bayılmanız da işin tuzu biberi. usta gelip panoya bakarak "abi bu tesisat çekmez" diye öyle bir dramatik iç çekiyor ki sanırsınız megawattlık istasyon kuracak, alt tarafı 11 kw alet takacaksın be adam. neyse sonuç olarak bağlattım ve gece tarifesiyle bedavadan hallice geziyorum ama bu süreçte kafamda kalan son saçları da döktüm.
  2. yöneticiye şarj istasyonu kuracağımı anlatırken adamın yüzünde oluşan o uzaylı görmüş masum köylü ifadesini ömrümce unutamam herhalde. sanki aşağıya nükleer reaktör kuruyoruz, binbir nazla izin aldık ama bu sefer de trifaze sayaç bağlatmak için elektrikçiyle akraba olduk resmen. şimdilik sorunsuz şarj ediyorum ancak gece uyanıp acaba kabloyu kestiler mi diye camdan bakma tikim oluştu.

    (bkz: elektrikli araç düşmanı site yöneticisi)