• bugün (46)
/ 2  
  1. öncelikle o "pedal çevirmeden işe gideyim, gram terlemeyeyim ama alet 15 kilo olsun" fantezisini bir kenara bırakın. öyle bir bisiklet henüz icat edilmedi, edildiyse de o kredi kartınızdaki limitinizle alınmıyor malesef. marketlerde satılan çin malı katlanabilir bataryalı canavarlara heves ediyorsunuz anlıyorum ama, iki gün sonra istanbul yokuşunun ortasında şarjı bitince o 25 kiloluk demir yığınını eve kadar iterken hayatı sorgulayacaksınız. elektriklisözlük'te her gün aynı şeyleri yazmaktan yorulduk, gidip önce bi motor gücüne ve tork değerine bakın.

    bütçesi olan gitsin adam akıllı ortadan motorlu, tork sensörlü modellere yönelsin. "yok ben pazar günü sahilde piyasa yapacağım" diyorsanız o kalın tekerlekli hantal aletleri alabilirsiniz. ama işe gidip gelmelik, bagaja atmalık pratik bi şey arıyorsanız paraya kıyıp kendini kanıtlamış markaları seçeceksiniz. ucuz etin yahnisi elektrikli araçlarda genelde yokuşta bayılmayla ya da evin salonunda batarya patlamasıyla sonuçlanıyor, ucuza kaçıp kendi çapınızda havai fişek gösterisi izlemeyin.