• bugün (53)
/ 2  
  1. dışarıdan baksanız uzay mekiği gibi duran, heybetinden yanına yaklaşılmayan o koca araçların bagaj kapağını açınca yaşanan hayal kırıklığı paha biçilemez. alt tarafa döşedikleri bataryalar yüzünden zemin o kadar yükselmiş ki, bebek arabasını koymak için fizik profesörü olup açı hesabı yapmanız gerekiyor. satıcıya sorsan efendim arka koltukları yatırın diyor, arkada çocuk varken çocuğu mu yatıralım bagaja anlamadım.

    bagaj yetmediği gibi bir de kablo çantası, adaptör, uzatma zımbırtısı derken bagajın yarısı zaten istasyon ekipmanına gidiyor. o çok övülen ön bagaj dedikleri yere de anca ruhsatla cüzdan sığdığı için pratiklik ndıbına elimizde kalan tek şey, her tatil öncesi bagaj kapağı kapanana kadar üstünde zıplamak oluyor.