• bugün (38)
/ 2  
  1. yönetici celal bey'in apartmanın dış cephesi bozulacak diye kriz geçirdiği, sonunda muradımıza erdiğimiz eylem. sanki versailles sarayında yaşıyoruz altı üstü toki konutu, neyin estetiği bu anlamadım. neyse ki ustalar çaktırmadan kabloyu döşedi de artık avm köşelerinde sürünmekten kurtulduk.
  2. aracı bayiden çıkarırken "abi tak fişi mis gibi sabaha kadar dolsun" diyen satış temsilcisinin yatacak yeri yok gerçekten. o wallbox kutusunu hevesle eve getirip de "biz bunu nereye bağlayacağız şimdi" diye mahallenin elektrikçisiyle pano başında melankolik melankolik bakıştığınız an hayatın gerçekleriyle yüzleşiyorsunuz. site yönetimi zaten sanki kapalı otoparka şarj istasyonu değil de uranyum zenginleştirme tesisi kuruyormuşsunuz gibi muamele yapıyor, taa bilmem kaçıncı kattaki şahsi sayacınıza kablo çekme masrafı da insanı bir miktar hayattan soğutuyor.

    yine de dondurucu soğukta gece 3'te dc şarj istasyonu sırasında telefona bakarak beklemektense, akşam pijamayla inip araca o kabloyu tek harekette takmanın verdiği o garip elitizm hissi her şeye bedel. tabii o tesisat çekilirken bitmek bilmeyen matkap sesi yüzünden komşularla kanlı bıçaklı olmadıysanız... elektriklisözlük'te herkes çok kolay hallettim falan yazmış ama inanmayın yalan, o ter dökülecek illa.