• bugün (36)
/ 2  
  1. elon abimizin mars'a roket yolladığı şu acayip çağda, istanbul'da ufacık bir kapı ayarı için aylarca bekletilmeyi başarıp o efsanevi randevuyu kapabilen şanslı azınlıktır. uygulamaya giriyorsun, büyük bir umutla takvimde boş yer arıyorsun ama o da ne? en yakın tarih muhtemelen bir sonraki buzul çağına falan denk geliyor. sanırsın serviste araba tamir etmiyorlar da her araç için sipariş üzerine sıfırdan element icat ediyorlar.

    elektriklisözlük'te överken iyiydi, emisyon sıfır vın vın sessiz falan diyorduk ama sağ olsunlar sinir katsayımızı tavan yaptırdılar. hayır yani alt tarafı bir sensör değişecek diye kendimi johns hopkins'ten beyin cerrahı bekleyen çaresiz hasta yakını gibi hissetmek zorunda mıyım? parasıyla rezil olmak, premium bir araba alıp sanayi köşelerinde usta arama seviyesine düşmek tam olarak bu olsa gerek. en son dayanamayıp amerikan konsolosluğu'nun kapısına bırakacağım arabayı, alın bunu gidin sahibine verin diyeceğim o olacak.