öncelikle şunu netleştireyim: menzil kaygısı diye bir şey gerçekten efsaneyse, supercharger noktalarındaki kuyruklar da o efsanenin bir parçası olmalı. ama işin şakası bir yana, bu ağ gerçekten de elektrikli hayatı kolaylaştıran en büyük altyapı. şarj hızı, otomatiğe bağlanıp arabaya bırakıldığında 'artık beni düşünme, kahveni iç' hissi veriyor; ancak yine de kalabalık bir istasyonda herkesin 'tam şarj edeyim de gece rahat uyuyayım' moduna geçtiğini görünce insan ister istemez nailiyetle bekliyor. bir de 'plug and charge' özelliği var, kabloyu takıyorsun, şarj başlıyor, ödeme otomatik. bu kısım harika. ama seyahat rotalarını supercharger'a göre planlamak zorunda kalmak hâlâ ayrı bir spor. yine de derseniz ki 'tesla neden bu kadar seviliyor', işte bunun cevabı tamamen bu ağda gizli.
bir model 3 sahibi olarak söyleyebilirim ki tesla'nın supercharger kısmı malum şarj olayının filan en derli toplusu. bunun böyle basit bir priz takılıp şarj olmaya benzemiyor; araç içi ekrandan istasyona gidiyorsun, çekip takıyorsun ödemesini vapurun içinden yapıyorsunum, bekleme sıkıntısı da istasyonda boş yer bile olsa olmuyor nadiren. plug and charge çok pratik, her sokete takılan elektrikçiden farklı bir düzen var. istersen kendi şarj noktanı da deneyimle; 'menzil kaygısı' diye bir efsane ama uzun yolda yanlış ishale denk gelmek ayrı bir matematik hesabı.