yokuş aşağı itmeden araba kullanmayı unutmak gibi bir şey. şimdiye kadar hep '100 km hıza ulaşma süresi' diye pazarlanan ama aslında tamamen anlamsız olan bir kavramın esiri olduk çoğumuz. kırmızı ışıkta kalkıp direkt kafanı arkaya yapıştıracak bir güç, sonra yeniden bağımlısı oluyorsun ki her MG, Togg, BYD sahibi bunu bilir. tabii benzinliye dönünce vites geçişlerindeki tırtık ama bizde artık devir aralıkları lazer gibi Tork olsun yeter, son hızın kime ne faydası var stadyum gibi otobanda yine ceza yazarlar.
müsait şartlarda şu 'eskiden ne güzel kornişelere sarıyorduk' konulara şüpheyle bakarım dolabın evrilmesinin verdiği haz yeter. ne pedallar susturucusuz mıknatıs avcısı, direkt sürüşü bayram şekeri gibi parlat her elektrikli araç kullanıcısının bilmiyo sanmayın, kalkış değil de beni ürküten şu günler var bir de drone gibi sessiz şekilde hızlanma 115 tl hızlı şarjdan kaçma eylemine dönüşüyor. üşenmeden dıy kanka zevk meselesi, öyle kuru gürültüye pabuç bırakılacaksa dizel hil arayan oturamaz da biziz yani.