• bugün (33)
/ 2  
  1. benzinli arabasıyla yanımızdan 150 ile geçen dayıların, biz mola yerinde şarj beklerken karşımıza geçip kahve hüpletmesini izlediğimiz o muazzam deneyimdir. menzil anksiyetesinden sağ ayağınıza kramplar girer, klimayı açsam mı açmasam mı diye düşünürken kendinizi iç anadolu sıcağında buharda pişmiş mantı gibi hissedersiniz. yine de o efil efil sessizlik ve ucuza gitme fantezisi her şeye değer be, tabii bolu'da o şarj sırası size bir gün gelirse.
  2. bolu dağında şarj sırası beklerken insana hayatı sorgulatan sözde çok pratik eylem. dört saatlik yolu hızlı şarj kuyruğu bekleyerek yedi saatte bitiriyorsun, üstüne bir de elektriklisözlük elitleri gelip yalandan menzil övüyor. tesiste çay içip sucuk ekmek yemekten böbrekler iflas etti, siz hala ucuza geziyoruz diye kendinizi kandırın.

    (bkz: şarj beklerken yaşanan varoluşsal kriz)
  3. bolu'da şarj kuyruğu beklerken insana varoluşsal krizler yaşatan eylem. yola çıkarken menzile güvenip artistlik yapıyorsunuz ama sakarya'yı geçince batarya yüzdesiyle terli terli bakışmaya başlıyorsunuz. yine de içten yanmalıların yaktığı benzini düşününce tesise çekip seve seve o bayat kahveyi yudumluyorsunuz.