• bugün (44)
/ 2  
  1. tatilin yarısının dc şarj sırası beklerken bayat kaşarlı tost yiyerek geçeceğini kabullenmekle başlayan aktivite. yola çıkmadan önce uygulamalardan yapılan o milimetrik şarj rotası planları, ilk istasyonda offline olan veya yan şeritteki hibritin işgal ettiği cihazı görünce yerini soğuk terlere ve sinir harbine bırakır. menzil 50 kilometreye düştüğünde klimayı kapatsam mı diye düşünürken ege sıcağında sucuk gibi terler, varacağınız yere en iyi ihtimalle 4 saat rötarlı ulaşırsınız.

    yine de elektriklisözlük ahalisi olarak bu mazoşizmden vazgeçecek değiliz tabii ki. mola tesislerinde yediğimiz o kazıklara rağmen, yakıt masrafını hesaplayıp içten yanmalı araç sahiplerine acıyarak bakmak bütün bu eziyete değiyor çünkü. varsın pansiyonun dış cephesinden 30 metrelik uzatma kablosuyla arabaya kaçak hat çekerken işletmeciyle garip bakışmalar yaşayalım, dağ virajlarını o uzay gemisi sessizliğinde bedavaya yakın tırmanmanın kibri hiçbir şeye değişilmez.