• bugün (8)
  1. elektriklisözlük'te fink atıp da şu iki temel kavramın farkını hala idrak edememiş, üstüne bir de etrafa hava atan tayfadır. adama bataryasının kapasitesini soruyorsun, güneş gözlüğünü düzelterek "benimki 75 kw moruk" diyor. hayır güzel kardeşim, o senin motor gücün ya da maksimum şarj hızın falandır; kapasite dediğin şey saatle çarpılır, yani kwh olur. lise fizik dersinde en arka sırada uyumanın acısını altındaki milyonluk arabayla bizden çıkarıyorsun, yapma gözünü seveyim.

    bir de bunların "araba dc şarjda efsane hızlı doluyor yea" deyip pili her gün bataryanın ömrünü sömüren yüksek akımlı şarja vuran versiyonları vardır ki evlerden ırak. ondan sonra "soğuk havada menzil anksiyetesi yaşıyorum" diye ağlarsınız buralarda. azıcık açın okuyun şu terimleri, zaten araba kendi kendine gidiyor, bırakın da arka planda dönen teknolojiye biraz saygınız olsun.
  2. abimiz gitmiş basmış parayı bir elektrikli araba almış, sanırsın nasa'da baş mühendis olarak işe başlamış. ortamlarda sürekli "benim wltp menzilim şu kadar, soc yüzde yirminin altına düşmeden dc şarja takmam" falan diyerek kasılıyor. yahu alt tarafı arabanın bataryası bitecek diye korkundan klimayı açamıyorsun, buz gibi havada menzil anksiyetesi yüzünden koltuğa yapışıp titreyerek gidiyorsun, bize neyin şovunu yapıyorsun?

    geçen elektriklisözlük'te denk geldim, biri de rejeneratif frenleme ile yokuş aşağı inerek kendi elektriğini ürettiğini ve bütün gün bedavaya gezdiğini falan iddia etmiş. kanka sen termodinamiği hackledin de bizim mi haberimiz yok? sırf iki üç tane terimi ezberledi diye kendini teknoloji gurusu sanan bu garip kitle cidden çekilmiyor.
  3. ilkokul fen bilgisinde enerji ve güç arasındaki farkı dinlemeyip şimdi elektrikli araç alınca sudan çıkmış balığa dönen tiplerdir. biri musluğun kalınlığı diğeri kovadaki su miktarı dedikçe hala ısrarla beygir gücü hesabı yapmaya çalışırlar. ay sonunda şarj faturası gelince anlarlar aradaki farkı ama iş işten geçmiş olur.