• bugün (45)
/ 2  
  1. araba yağ gibi akıyor diyenler hayatında hiç anadolu irfanı kasislerinden geçmemiş herhalde, omurgam yer değiştirdi iki günde. menzil uzasın diye klimayı kapatıp terden sucuk gibi olmak da işin ayrı bir fantezisi.
  2. aracı alırken herkes "vay be yolda kendi gidiyor, benzin derdi yok" diye gazı veriyor. elektriklisözlük tayfasının öve öve bitiremediği o meşhur hızlanma hissiyatı ilk birkaç gün aşırı keyifli, evet. ama anadolu otoyolunda şarj istasyonu sırası beklerken o kalkıştaki g kuvvetini düşünecek vaktiniz bol bol oluyor. hele tesislere girip üç şarj soketinden ikisinin bozuk olduğunu görünce elon musk'ın kulaklarını sevgiyle çınlatıyorsunuz.

    arabaya lafım yok, teknoloji ve hacim olarak gerçekten uzay gemisi gibi alet. ama menzil muhabbeti bizim altyapı şartlarında tam bir psikolojik test. ekranda 450 km gösterirken klimayı açıp yokuş tırmanmaya başladığınızda o rakamın şelale gibi düştüğünü izlemek şahane bir anksiyete sebebi. yolda şarjım bitmesin diye 110'u geçmeyip sağ şeritte un yüklü kamyonlarla akraba olunca o otonom sürüşün tadı tuzu pek kalmıyor.