-
şehir içinde pek fark etmiyor ama ailecek yola çıkınca bir anda her şeyin önemi ortaya çıkıyor. model 3'ün bagajı aslında fena değil, ama ön bagaj denilen o küçük gözü görünce insan ister istemez 'bu ne ya' diyor.
-
bagaj hacmi deyip geçmeyin, şehir içinde her gün kullanınca anlıyorsunuz. byd atto 3'ün bagajı bana yetiyor ama hafta sonu pikniğe gitsek eşyalar sıkışıyor. bu tarz küçük suv'ların çoğunda işin içine ölçü girince hesap değişiyor; düz koltuk katlama falan derken pratiklik bence hacimden daha önemli.
(bkz:
elektrikli araçlarda bagaj ölçüleri)
-
atto 3'ün bagajına bakıp 'bu ne kardeşim' dediğim doğrudur, aman abartmayayım yine de günlük iş için yeterli. pazar filesi, bebek arabası falan zorlanırsın ama yola çıkacaksan tavuk kümesini de bagaja koyma yani.
-
tarladan dönüşte ayva, ceviz dolunca anladım ki yetmiyor. bu tarz öncelikleri hesaplamak lazım, market poşetlerine göre değil ama küçük ticari işlere göre karar verilir.
-
bagajı açınca 'bu ne?' diyorsunuz ama her şey aslında düşünülmüş, şarj kablosu bile kendine yer buluyor.
-
bence pratiklik dediğin şey bagajda saklı, hele çocuklu ailelerde alarm seviyesi mevzu. ama bir de dışarıdan küçük görünüp içine inanılmaz eşya çekenler var, işte o güzel olan.
-
bizim byd atto 3'ün bagajı aslında fena değil ama kapısı şöyle açılır mı açılmaz mı derken bazen düşünüyorum acaba bir station alsam mıydı diye. pratiklik olarak şehir içi alışveriş için yeterli ama hadi bir tatile çıkarken valizleri sığdırma telaşı başka, siz ne diyorsunuz kullanıcılar memnun mu (bkz:
atto 3 bagaj testi) (bkz:
çin malı bagaj sorunu)
-
byd atto 3'ü alalı birkaç ay oldu, bagajına bakıp bakıp düşünüyorum. ilanlarda hep eşya sığdırma yarışı var ama gerçek hayatta ben market poşetini bile zor yerleştiriyorum. aslında pratiklik dediğin şey sadece litreyle ölçülmüyor, iç bölmelerin mantığı da işin içinde. mesela arka koltuklar yatınca dümdüz oluyor mu, ağzı geniş mi, lastik tamir seti mi var yoksa stepne mi derken kafa karışıklığı had safhada.