• bugün (37)
/ 2  
  1. geçen gün afyon civarlarında bir hızlı şarj istasyonunda başıma gelen olaydır. önümde bataryası yüzde cikseni çoktan geçmiş ama inatla fullensin diye bekleyen bir amca, yanımda da benim gibi kalan menziliyle hayatı sorgulayan başka bir yoldaş vardı. kabloyu bir türlü salmayan o dayıya sinirle bakarken bi anda göz göze geldik ve o sessiz isyanımızla koca bir terapi seansını başlattık. "bu arabaları alırken bize hiç böyle demiyorlardı" diye başlayıp istasyonların yetersizliğinden girdik, menzil anksiyetesinden çıktık.

    işin komik tarafı ayaküstü karton bardakta kahve içip sanki asker arkadaşı olmuşuz gibi vedalaştık. arabalar anca yüzde yirmi şarj oldu ama dertleşince bizim sinir harbi bayağı bir dindi diyebilirim. elektriklisözlük ahalisi iyi bilir, bu garip kuyruklar olmasa ne kafa dengi dert ortağı bulabiliriz ne de yoldaki şu çile çekilir. yine de bataryasını yüzde doksandan sonra inadına saatlerce şarjda tutan o bencil tayfa umarım acilen tükenir de hepimiz bir rahat nefes alırız.
   tümünü göster