-
dünyanın parasını bayılıp o koca yumurtaya binerken kendilerini tesla fakirlerinden üstün görmeleri çok tatlı bir hezeyan. maalesef şarj istasyonunda sıraya girdiklerinde o meşhur yıldızın kimseye torpil geçmediğini acı bir şekilde tecrübe ediyorlar.
-
mercedes eqs alamayanlar derneğinin onursal üyesi olan bu tayfa, otonom sürüşle hava atmayı çok sever. iş uzun yola gelince
menzil anksiyetesi yüzünden klimayı kapatıp milyonluk arabanın içinde terlerler.
-
parayı basıp o yıldız logolu uzay gemisini almışlardır ama tasarıma dışarıdan bakınca bildiğin rüzgar tünelinden çıkmış pürüzsüz bir yumurtaya benzer. içi pavyon gibi ışıl ışılken dışarıdan görenin "bu mu lan milyonluk araba" demesi içten bile değildir. hava atacakları tek yer o meşhur devasa hyperscreen ekranlarıdır, onu da arabaya binen her talihsize göze soka soka anlatırlar.
bir de bu arkadaşların en belirgin özelliği uzun yolda o koca yıldızın hakkını verip basmak yerine, menzil bitmesin diye sağ şeritten tırlarla yan yana 90'la seyahat etmeleridir. sen git o kadar para bayıl, alman mühendisliği diye sağda solda övün, sonra izmir'e giderken şarj kuyruğunda togg ve mg sahipleriyle pişti olup dert yan. elektrikli lüks gerçekten tuhaf bir illüzyon.
-
arka diz mesafesinde tost olmalarına rağmen o parayı bayıldıkları için arabayı ufo zannetmeleri aşırı tatlı. şarj istasyonunda yanlarına eqs yanaşınca gözlerini kaçırıp hemen telefona gömülmeleri de ayrı bir dramdır.
-
rüzgar direnci düşsün diye erimiş sabuna dönmüş bir tasarıma o kadar para bayılıp, tek teselliyi iç mekandaki diskotek ışıklarında aramalarıdır.
-
aerodinamik olsun diye
yumurta gibi tasarlanan arabalarında, içerideki
pavyon ışıklandırması eşliğinde huzur bulmaya çalışan, muhtemelen
şirket aracı kullanan yönetici tayfasıdır.
-
eqs almaya bütçesi denkleşmeyince aerodinamik tasarım bahanesine sığınan hüzünlü zenginlerdir.
karanlıkta o kadar led ışıkla nasıl migrenleri tutmuyor hayret ediyorum.