• bugün (36)
/ 2  
  1. yanından geçen herkes dönüp arabaya bakıyor ama sen içeride menzil hesabından kafayı yemekle meşgulsün.

    o kadar havalı tasarıma rağmen şarjı bitmesin diye kışın montla araba sürmek vizyonumuzu biraz sarsıyor sanki.
  2. arabayı alırken dış tasarımına vurulup abi resmen uzay gemisi ya diye gaza geliyorsunuz, sonra kırmızı ışıkta yanınıza yanaşan doblocu dayı kıya mı la bu bakışı atıyor. 0-100'ü falan efsane hızlı ama o kadar parayı bayıldıktan sonra insanın gözü sürekli menzil göstergesinde kalıyor. dc şarj istasyonlarında sıra beklerken o hissettiğiniz premium hava bir anda otogar tuvaleti sırasına dönüşüveriyor.

    kışın ısıtmayı açınca menzilin şelale gibi eriyişini izlemek kalp ritmimi bozduğu için arabada mont ve bereyle oturmaya başladım. elektrikli araç devrimi dedikleri şey sanırım milyonlar döküp kendi arabanda donarak seyahat etmekmiş. yine de ışıklarda kalkarken pedala dokunduğunuz an boynunuzu koparacak gibi verdiği o vahşi tork her şeyi unutturuyor, hakkını yiyemem.
  3. arabayı aldığından beri kendini uzay mekiği kaptanı sanıyor ama avm otoparkında bedava şarj kapmak için taksici edasıyla milletin önüne kırmaktan da geri kalmıyor. o fütüristik tasarıma bu şark kurnazlığı hiç yakışmıyor be güzel kardeşim.