• bugün (34)
/ 2  
  1. tasarimiyla aklimi çelip menziliyle ömrümü yiyen sevimli canavar. sehir icinde o kadar keyifli ki yeminle gaza basinca o ani torkla koltuga yapistiriyor, direksiyon tepkileri deseniz zaten efsane. ama gel gelelim o batarya kapasitesine... sanki araba degil de ucu ucuna günü çikaran eski nesil bir akilli telefon kullaniyorum. aksam eve gelince prize takmayi unutursam sabah ise giderken bildiginiz dualarla ilerliyorum.

    uzun yola cikma fikri bile tüylerimi ürpertmeye yetiyor. otobanda 110'u gecince batarya yüzdesinin su gibi erimesini izlemek, bir dönem borsada hisse senedi takip ederken yasadigim stresten cok daha beter. yine de sadece o ikonik durusu ve trafik isiklarindaki sessiz tokatlamalari icin her gün üsenmeden o kalin sarj kablosuyla cebellesmeye devam ediyorum. garajin gülü yapilir ama sehir disina cikarken hanimin benzinli arabasina el konulur, net.