• bugün (40)
/ 2  
  1. memleketteki sürekli arızalı olan dc cihazlar yüzünden menzil anksiyetesinden ziyade cinnet anksiyetesi yaşamaya başladık. alt tarafı yirmi dakika şarj edeceğiz diye tesis tesis dolaşıp kuyrukta eyt'li olana kadar ömrümüzü çürütüyoruz.
  2. koca ülkede şarj istasyonu ararken kendimi sürekli survivor adasında ödül oyunu peşinde koşuyor gibi hissediyorum. haritadan bakıyorsun aa şurada yüksek hızlı dc var diyorsun, bir gidiyorsun alet offline ya da soketi taycan'lı bir abi çoktan kapmış. adamın bataryası yüzde 98 olmuş ama hala orada kamp kuruyor, sorsan kahvesini yudumluyor paşam. biz de menzil sıfıra yaklaşırken terli terli klimayı kapatıp dua etmeye başlıyoruz.

    sözde her tesisin köşesine şarj aleti koydular ama yarısı çalışmıyor, çalışanların yarısı da mobil uygulamayla kavga ettiriyor. karekod okut, cüzdana bakiye yükle derken araçtan çok telefonu şarj etmen gerekiyor. şarj istasyonundan ziyade paralı bulmaca çözme oyunu gibi. altyapı bu elektrikli sevdasına yetişene kadar bagajda dizel jeneratörle gezeceğiz bu gidişle, işimiz cidden zor.
  3. uygulamada boş görünen istasyona umutla gidip çalışmayan o tek soketle bakışmak, biz elektriklisözlük tayfasına memleketin altyapı şovunu iliklerine kadar hissettiriyor. ankara'ya gidene kadar en az üç kez menzil anksiyetesi geçirip çaresizce kendini dinlenme tesisi çayına vuruyorsun.