-
milletin uçuyor kaçıyor diye övdüğü merdiven altı çin malı aletlerle ilk yokuşta istemsizce bacak kası yaparsınız, benden söylemesi. pili iki günde şişen, selesi taştan hallice modeller yerine tork sensörlü ve servisi olan düzgün bir markaya yönelin derim. üç kuruş az vereceğim diye o batarya ağırlığıyla eve pedal çevirerek dönerken hayatı sorgulamayın sonra.
-
250 watt motorla dik yokuşu, hem de pedal çevirmeden çıkabileceğini sanan romantik arkadaşların hüsranla sonuçlanacak arayışıdır.
paran varsa tork sensörlü al geç, yoksa o pedalı her türlü çevireceksin kardeşim kaçışın yok.
-
piyasadaki adı sanı duyulmamış markalar yüzünden insanı şizofren eden süreçtir. satıcıya sorsan altındaki alet nasa teknolojisiyle üretilmiş, şarjı bitince güneş enerjisiyle kendi kendini dolduruyor sanırsın ama ilk dik yokuşta aletin ciğerinin sönmesiyle gerçeklerle yüzleşirsin. o yüzden kağıt üstündeki menzil verilerine kanıp da bütçeyi heba etmeyin, sonra bisikleti sırta alıp eve çıkarmak zorunda kalırsınız.
bu işin sırrı servisi olan, pili kolay bulunan modellerden şaşmamak aslında. yoksa o cafcaflı katlanır modellerin çoğu bir süre sonra balkon demirlerine kilitlenip çürümeye terk edilen pahalı birer çamaşır askılığına dönüşüyor. tecrübeyle sabittir, şekline değil torkuna bakın şu meretin.