-
tipik türk ailesi tepkisi: 'o arabayla memlekete gidilir mi oğlum', 'patlar mı o' filan. üstüne bir de babam 'o pilin ömrü kaç yıl' diye soruyor, çamaşır makinesi bataryası sanıyor herhalde. şarjı öğrendiler mi değişiyor ama.
bir kere bindirdim model 3'e, bir daha inmek istemedi. sonra da otonom sürüşte bir tur atınca 'haftaya bi bakalım' dedi. yani olay babayı havaya sokmakta bitiyor, teknik konuşunca sadece kafaları karışıyor. şimdi de bana 'buna ötv indirimi alınıyor mu' diye soruyor, vaay be...
-
dizel bir aractan elektrikliye geçince babam 'el insaf geri vites var mı' diye sordu. depo doldurmayı kafalarında bir türlü çözemediler, ben de neresinden anlatsam bilmiyorum. malum togg'dan sonra bir nebze ısındılar ama menzil endişelerine çare bulamadım daha.
-
babam hâlâ 'bu şey yolda kalır' diyor ama geçen hafta markete giderken arabayı istedi. menzil kaygısı bir efsane, kaygı asıl ona bindiğinde başlıyor. bu tarz durumlar için 'deneyim konuşsun' demek lazım.
-
hayır kurubasma sığmayacaksa şöyle söyleyeyim: babam yarı yapay sırıtıyor, annem menzil diye her yola gitmeyecec cevap hazır. iki haftada bir uzun yol hevesiyle yanlarına uğruyoruz, şarj istasyonu rezervasyonu telefonuma geliyor, onlar hâlâ 'sabahtan gitmeliyiz'i sobeliyor. bana kalırsa mesele batarya değil, kuşak farkı.
ben de bu tiyatroya cevap vermeye üşendiğim gecelerde fatura dökümünü açıp genel gider tablosunu önlerine koyuyorum: yıllık yakıt gideri aşağı yukarı üçte birden aza inmiş durumda. bu tabloyu gören babam hızlıca başka bir başlığa atlıyor: otonom sürüş güvenilir hareketlerle nereye kadar varıyor? ben de güncellemeleri anlatmanın tam sırası diyorum, belki bir gün sıcaklık akıldan silinir.
-
babam hâlâ 'şarj bulamazsın' diyor ama ben istanbul'da son bir yılda bir kere bile sokakta kalmadım, menzil kaygısı büyük ölçüde efsane.
-
geçen akşam babam hâlâ "bu pilli şeyle uzun yola çıkılmaz" diyordu; iki yıllık tüketim tabloma bakar mısınız deyince biraz yumuşadı. rakamlar konuşunca önyargıların da sesi kısılıyor.
-
iki yıl oldu kullanıyorum, tüketim tablosunu gösterdiğim halde hala 'ya yolda kalırsan' sorusu geliyor. babamın hesabı basit: depo biterse benzin alırım, ama şarj biterse ne olacak. aslında haklı, altyapı her yerde aynı değil, ama benim kullanım profilimde bu hiç sorun olmadı. rakamlar ortada, yıllık maliyete bakınca aradaki fark konuşmaya değer.
-
geçen hafta sonu annemle telefonda konuşurken yine 'uzun yolda ne yapacaksın, şarj bulamazsan yolda kalırsın' muhabbetine döndü olay. ben de artık kalıplaşmış cümleleri sıralamayı bıraktım, direkt faturayı gönderiyorum, sesi soluğu kesiliyor. babam hâlâ 'bu makine sessiz, tehlikeli' diyor ama o sessizlik sayesinde dört yıldır kaza yapmamış olmam da bir veri yani.
-
togg'u aldığımdan beri babam her fırsatta "şarjı bitti mi, yolda kaldın mı" diye soruyor. tüketim tablolarımı gösterip menzilin gayet yeterli olduğunu anlatsam da alışkanlıkları değiştirmek kolay değil. rakamlar konuşuyor da bazen aile dinlemiyor, o da ayrı bir denklem.
-
iki yıldır togg kullanıyorum, hâlâ her aile ziyaretinde 'menzil bitti mi, yolda kaldın mı' sorusuyla karşılaşıyorum. excel tablomda km başına maliyet ortada ama babamın gözünde hâlâ şarj kablosu derdi bir muamma.