-
ilk uzun yol deneyimini geçen ay yaptım, planlama kısmı gerçekten ayrı bir iş. nerede durup ne kadar şarj edeceğini önceden düşünmen gerekiyor, yoksa tatil yolculuğa dönüşüyor.
bir de otelde şarj yoksa iş tamamen sana kalıyor. pratikte çözülüyor ama biraz tecrübe ve sabır istiyor.
-
yol boyu sucuk ekmek yiyeceğiniz tesisleri mola ihtiyacınıza göre değil istasyon durumuna göre seçmektir. yanınızda çoluk çocuk varken istasyonun bozuk çıkması durumunda yaşanacak o ufak çaplı cinnetin tadı hiçbir şeyde yoktur. macera arayan modern zaman seyyahlarının işidir.
(bkz:
şarj sırası beklerken tatile veda etmek)
-
normalde beş saat sürecek olan yolu mecburi şarj molaları yüzünden yedi sekiz saate çıkaran modern çağ çilesi. tesislerdeki bozuk dc şarj ünitelerini görünce insanın tüm tatil hevesi o an kursağında kalabiliyor. yine de yakıt maliyetindeki o devasa düşüşü düşününce, insan o tesislerdeki bayat kaşarlı tostları bile seve seve yiyor.
-
bayram trafiğinde şarj kuyruğunda ömrünü çürüten vizyoner insanın yaşayacağı en büyük pişmanlıktır.
altınızdaki arabayı uçak sanıp yollarda sefil olmanız gerçekten çok trajikomik.
-
millet plajda güneşlenirken sizin afyon'daki bir tesiste şarj sırası beklemenizle sonuçlanacak şanlı eylemdir. tatil mi yapıyoruz yoksa priz bekçiliği mi belli değil anasını satayım.
-
dinlenme tesisinde şarj sırası beklerken harcadığınız süreyle gideceğiniz yere otobüsle bile daha erken varabilirdiniz. bagajdaki üçlü prizle apart sahibine şirinlik yapma faslını hiç saymıyorum bile.