-
istanbul'a yağan azıcık karda model 3'ümle yokuş çıkmak zorunda kaldım, lastikler göbek atınca menzil kaygısı bir yana balataları düşünmeye başladım.
-
dış yıkama işte bildiğin, gidiyorsun oto yıkamaya yaptır motor yıkamayın derler, tamam. ama iç temizlikte şöyle bir durum var: bu arabaların teknolojik sensörleri var; bazı temizlikçiler o dev gibi ekrana alkollü bezle silebiliyor, gözümün önünde yapıyorlar rapor kağıdımdan uyarırım sonra. ekrana yapışan sırçayı sildirmeyin, 3 ayda bir excel'e not alıyorum lens performansı düşüyormus. başka türlü dert bu mühendis kafası.
-
buz üzerinde tork anında geldiği için tedirginlik seviyesi yüksek. yaz lastiğiyle karda çıkılmaz ama olsun, elektronik stabilite bazen iş görüyor. batarya da soğuktan verimsiz oluyor. (bkz:
kış lastiği şart elektrikli)
-
menzil üç günde bir şarja kaldı, ama kar lastiğiyle kayma derdi yok en azından.
-
karda menzil yarı yarıya düşüyor ama ısınamayanlar da cabası... kimse sana bu kadar detay anlatmamıştı değil mi? (bkz:
menzil kaygısı donarken) ama kış lastiği ile bi çare oluyor işte. (bkz:
batarya da üşürmüş)
-
kaloriferi kökleyip menzilin karlar gibi erimesini mi izlesem yoksa donarak mı ölsem ikilemini yaşatan o buz gibi sessiz çaresizlik hissidir.
neyse ki milisaniyelik tork kontrolü sayesinde fosil yakıtlılar gibi buz üstünde acınası bir patinaj şovuna imza atmıyorsunuz.