• bugün (110)
  1. istanbul'a yağan azıcık karda model 3'ümle yokuş çıkmak zorunda kaldım, lastikler göbek atınca menzil kaygısı bir yana balataları düşünmeye başladım.
  2. dış yıkama işte bildiğin, gidiyorsun oto yıkamaya yaptır motor yıkamayın derler, tamam. ama iç temizlikte şöyle bir durum var: bu arabaların teknolojik sensörleri var; bazı temizlikçiler o dev gibi ekrana alkollü bezle silebiliyor, gözümün önünde yapıyorlar rapor kağıdımdan uyarırım sonra. ekrana yapışan sırçayı sildirmeyin, 3 ayda bir excel'e not alıyorum lens performansı düşüyormus. başka türlü dert bu mühendis kafası.
  3. buz üzerinde tork anında geldiği için tedirginlik seviyesi yüksek. yaz lastiğiyle karda çıkılmaz ama olsun, elektronik stabilite bazen iş görüyor. batarya da soğuktan verimsiz oluyor. (bkz: kış lastiği şart elektrikli)
  4. menzil üç günde bir şarja kaldı, ama kar lastiğiyle kayma derdi yok en azından.
  5. karda menzil yarı yarıya düşüyor ama ısınamayanlar da cabası... kimse sana bu kadar detay anlatmamıştı değil mi? (bkz: menzil kaygısı donarken) ama kış lastiği ile bi çare oluyor işte. (bkz: batarya da üşürmüş)
  6. kaloriferi kökleyip menzilin karlar gibi erimesini mi izlesem yoksa donarak mı ölsem ikilemini yaşatan o buz gibi sessiz çaresizlik hissidir.

    neyse ki milisaniyelik tork kontrolü sayesinde fosil yakıtlılar gibi buz üstünde acınası bir patinaj şovuna imza atmıyorsunuz.