• bugün (94)
  1. verilere bakınca tüketimi yüksek ama altyapı ve konfor sağlam, bir de fiyatı var tabii. (bkz: menzil gerçeği)
    bu tarz lüks, bu tarz tüketim hesabı, bu tarz ikinci el riski, (bkz: e-tron 50 quattro)
  2. audi e tron sahipleri genellikle sessiz sakin takılan, ‘prestij olsun da benzinli olsun fark etmez’ diyen bir kitle. memnuniyet konusunda şöyle diyebilirim: araç kalitesi ve iç mekan malzemeleri tartışılmaz, togg’un veya çinlilerin yanında gerçekten bir üst sınıf havası var. ama menzil ve batarya performansı konusunda fiyatına göre ‘daha iyisi var’ diyenler eksik değil. şarj ağına bağımlılıkları da cabası, ama şehir içinde bir sorun yok. kısacası memnunlar ama sessiz bir ‘keşke’ diyenleri var.
  3. ankara'da bir arkadaşım iki senedir e-tron 50 kullanıyor, ondan duyduklarımla şunları söyleyeyim. menzili fabrika verisi 350 km ama kışın ankarada 250'yi gördüğü oluyor, gerçi şarj altyapısı her geçen gün biraz daha iyi oluyor. yalıtımı togg t10x'ten daha iyi ama bakım masrafları insanı üzüyor, bir sensör değişimi için 5 bin lira dediydi. (bkz: lüks elektrikli araç bakım masrafları)
  4. bizim mahallede bir iki tane var, sahipleri konfora laf etmiyor ama menzil konusunda özellikle kışın hayıflandıklarını duydum. merak ediyorum bir an önce yaygınlaşsa da herkes görse gerçek durumu.
  5. menzil kaygısı efsanedir diyen tayfaya sesleniyorum, e-tron'un 400 km vaadi şehir içinde 300'e düşünce o efsane biraz sarsılıyor ama ota güncellemeleriyle telafi ediyor. tesla'dan sonra vw grubunun yazılımı hâlâ komik bu arada.