• bugün (101)
4 entry daha
  1. formula e’yi ilk tavsiye ettiklerinde "bu ne bre, çay demleniyor mu" demiştim. ama dikkatlice izleyince işin içinde epey hesap kitap var. piste çıkabilmek için şarj yönetimi hem yazılım hem bujiteri gerektiriyor; ankaralı makine mühendisi kafasıyla bayılarak izliyorum. motor sesi yerine uğultu duymak tuhaf ama yarış stratejisi eskiye göre daha fazla ekonomi hesabına bakıyor. bazen pit stop'u akülü süpürge ile değiştirmek... gıcır. yerli üretim gayretini de desteklerim ama takımızı sıralarda hep üst görmek arzusu zamanla. pist mühendisleri sürekli "enerji mode" fısıldıyor, kepçe gibi çekişler ile pualar değişiyor. netice olarak formula evet e heyecanı şimdi güçlü, koltuğumda çayımı yudumlarken t10x ekranında pite girmesini beklerken bazen "sakın atto 3’un pilinin yandığı çağı hatırlama" diye geçiriyorum. neyse ki tek fark frenleriyle gelen "yazık" sesleri değil, yalakalık... her şeyi silip süpürdüğümüz bir kozal... hayırlısı.