eskiden kuruş hesabı yapan adamların altına elektrikli çekince bir anda drag yarışçısına dönüşmesi durumudur. sırf alet sessiz ve anında tork veriyor diye ışıklarda yandaki gariban dizelciye üstünlük kurmaktan bıkmadınız gitti. o koltuğa yapışma sevdası yüzünden hepiniz yakında boyun fıtığı olacaksınız, azıcık pili koruyun yahu.
(bkz:
anında gelen tork sarhoşluğu)
elektrikli araç alan herkesin ilk birkaç ay amansızca yakalandığı o enteresan psikolojik rahatsızlık. eskiden az yaksın, çevreci olsun diye alınan o efendi araçlar, anlık tork gerçeğiyle tanışınca içindeki şeytanı ortaya çıkardı. kırmızı ışıkta yanınıza yanaşan her türlü benzinli garibana sanki pistteymiş gibi üstten bakıp, yeşil yanar yanmaz gaza abanarak onu aynada bir nokta haline getirmek günlük en büyük tatmin kaynağı oldu.
işin komik yanı, bu tork sarhoşluğuyla ışıklarda fırtına gibi eserken batarya menzilinin gözünün önünde şelale gibi eriyip gitmesi. yıllarca sanayide egzoz bağırtan tayfayı küçümseyip, bir anda sessiz sedasız boyun fıtığı olan elit vizyonsuzlara dönüştük. şarj istasyonunda 40 dakika boş priz beklerken, o ışıklarda yaşadığın 3 saniyelik ivmelenme zevkinin bedelini kendi hayatını sorgulayarak ödüyorsun tabi, o da işin ayrı bir trajedisi.