• bugün (109)
  1. daha dün akşam bir dayı konvoyda bana 'ne gaza geliyosun' diye attı kendini. dedim abi 50 tl ile izmir'de işimi hallederken 500 tl akaryakıt felaketi. çoğu kişi hala şarj sayısına takılı, oysa evde biter sabah yine hazır
  2. yahu yine başladılar dedim, 'bir yakıt alanı olarak sıfır araba milyondu elektrik var yok' muhabbeti dönüyor. kendileri ha otomatik sanziman mi, hani sihirli motor? neyse. adam diyor ki ham madde kolbalt here, lithium mini çanağı maden ocağına gömülecek patates mi? oysa ben hiç sanayi borusu dinlesem kimin arabası daha pahali lityum pazarına nispet yapacak? asıl mesele yakit tasarrufu.

    misal ankara istanbul arası yaklaşık 20 liralık enerji gidiyor, vereceğin 34 litre mazot zart diye işleyen bir hedef bu yani. arada günde sırf otopilot tüketimi düşürüyor. ben açık söyliyim, tarımsal ilacı var ben isim yok asıl laf tek silindiri pinpon mevzubahis, insan kullandıkca elektrogen stunun hakkını veriyor. bırakın kavga etmeyi (bkz: yakit tasarrufunda net hesaplar)
  3. bu kavga aslında iki kampın da birbirini anlamamasından doğuyor bence, kimisi egzoz sesi ruh hastası kimisi fişe takıp unutayımcı. sonuçta herkes kendi kullanım senaryosuna göre haklı ama tartışma dönüp dolaşıp menzil ve batarya ömrüne geliyor.
  4. konu aslında çok basit: benzinli araba alırsan her gün cebin yanar, elektrikli alırsan bir kere yanarsın. ama hangisi daha keyifli dersen, işte orası tartışılır. benzinlinin sesini duyunca için titrer mi, yoksa sessiz sessiz gitmek mi huzur verir, orası sana kalmış.

    bir de şu var: benzinli arabayla uzun yolda rahat rahat gidersin ama elektrikliyle her an menzil hesabı yaparsın. şehir içinde elektrikli süper, ama uzun yolda benzinli hala kral.