• bugün (110)
  1. şarj istasyonu yoğunluğu ve planlama ciddi iş, her şey dakika hesabına dönüyor ama doğru rota çizince keyfi de bir o kadar fazla.
  2. istanbul'dan bodrum'a varana kadar şarj bekleme bahanesiyle içtiği kahvelerden çarpıntı geçiren, yolculuk süresine şarj molalarını eklemeyi inatla reddeden romantik tayfadır. mola tesislerinde boş priz kovalarken o cool hallerinden eser kalmaz.
  3. her şarj molasında içilen mecburi çaylar yüzünden varış noktasına ulaştığınızda kafein komasına girmiş oluyorsunuz.

    yakıt tasarrufu yapacağız derken tesislerde yenen tostlara harcanan parayı saymıyorum bile.
  4. varış noktasına ulaşana kadar mola yerindeki tüm personelle kanka olmanıza vesile olan eylem.

    tasarruf edeceğiz diye yediğimiz tostların parasıyla küçük bir servet harcadık, haberi yok kimsenin.
  5. klimayı açsam varış noktasına yetişir miyim yoksa yolda mı kalırım gerginliğiyle geçen garip bir eylem. millete kahve molası çok keyifli diye anlatıyoruz ama içten içe o şarj süresinin bitmesini beklerken fenalık geçiriyoruz aslında. altımızda son model araba var ama tırların arkasına takılıp rüzgar tüneli kovalıyoruz, tam bir vizyonsuzluk.
  6. youtube'daki fenomenlerin "kahveni içiyorsun o arada doluyor zaten yeaa" lafına kanıp çıkılan, varış süresinin şarj molalarıyla ikiye katlandığı hadise. istasyon bozuk çıkınca yaşanan o kısa süreli kalp çarpıntısını ve klimayı kapatma refleksini dizel kullananlar bilmez. tasarruf edeceğiz derken istasyon marketlerinde harcanan parayla aslında zarar ediliyor, kimse bunu konuşmuyor.