formula e'yi birkaç seyrettim, açıkçası benzinli sesi ve kokusunun yeri bambaşkaydı ama elektrik linin torku ve anını tepki vermesi cidden farklı bir keyif veriyor. yarışlar sessiz ama tekerlekten tekerleğe mücadele yine aynı heyecanı taşıyor.
batarya yönetimi ve enerji tasarrufu artık taktik savaşına dönüştü, pilot ne zaman ne kadar elektrik harcayacak oyunu tam bir satranç. türkiye'de böyle bir yarış düzenlenir mi bilmem ama bence talep var, malum şarj altyapısı iyileştikçe ilgi de artıyor.
şimdi başta saf kan bir benzin kafası olmadığımı söyleyen bir yazar olarak konuşayım; formula e'yi izlerken insan neredeyse depresyona giriyor. motor sesi yok tamam, o ambient tekno vokalleri de bir klasik ama prodüksiyon zayıf. gel yarışçılar da motordan çok lastik yönetimi ve enerji tasarrufu yapıyor; bir görsel gösteri olarak elektrikliye bir tane bir sınır.
yine de konudan kopmayayım. teknolojisi boşverildi sanılmasın, elektrikli güç aktarımı torku çok daha doğrudan verdiği için virajlarda daha keyifli olabiliyor. asıl eksik olan ses değil, gerekli dramatik organizasyon ve pistin elektrikli spor için olgunlaşmamış oluşu. tesla plaid gibi şeylerin izole performansını izleyince bir baktım konunun en heyecanlı tarzlarını duyabiliyorsun yine.