• bugün (100)
  1. bagaj hacmi deyince benim kişisel takıntım var, iki yıldır togg t10x kullanıyorum, ondan önce dizel bir sedanım vardı. sedanın derin bagajına alışkınken suv bagajına geçince şaşırdım, her şey dikine yerleşiyor, bir de eşik yüksekliği var mı, belim fena çekiliyor yük taşırken. firma verilerine bakıyorsun, litre civarları büyük yazıyor ama ben excel'imde gerçek ölçüleri de giriyorum, rakamlar bazen yalan söylüyor.

    pratiklik olarak benim için asıl mesele, arka koltuklar yatınca düz bir zemin oluşması. t10x'te o düzlük iyi ama benim bebek arabasını koyarken, daracık bagaj açıklığı yüzünden zorlanıyorum. yani hacim büyük olabilir, ama ağzı darsa arabaya her şeyi sokamıyorsun. netice: alırken o 'litre' rakdıbına değil, cebindeki bavula göre test et, gerisi hikaye. yerli üretime desteğim tam da beni bağışlasın, üç kere araca git, bagajı ölç, öyle karar ver.
  2. otonom sürüş deniyoruz hâlâ bayılıyoruz, ama asıl önemli şey bagaj pratikliği. bir kere şarj kablosunu, şişe suyunu, çocuk arabasını koymak istiyorsun; kapalı kapak sana o kadar bakarken otele değil de sanayiye çekiyorsun. mühendisler tasarım yaparken 'bagaja iki kasa su koyacaksın' onu da düşündüler mi, merak ediyorum gerçekten.

    elektrikli araçlarda ön bagajın yeri geldiğinde kurtarıcı olduğunu hep duyarız ama yeni sedanların çoğunda o mini yaşam alanı benim telefonumdan daha dar yer kaplıyor. hadi onu geç, arka koltuk yatırma mekanizması herkeste çalışsa keşke; bizde sanki o kola hep zıt yönden çekiyorsun gibi. her şeyi şutluyorum demiyorum ama pratikliği pazarda test ettim, pazarcı bile senden benden hızlı çözüyor işi.
  3. model 3'ün bagajını açtığınızda ister istemez, 'noluyor ya, bu kadar mı derin?' diyorsunuz, yeni nesil elektriklilerde bu iş daha iyi, hatta ioniq 5'te bagajın bir de ön kısmı var, artık o köfteciğin altına köfte koymak derdimiz bitti. ama bir yazılımcı olarak açıkçası telefonumu şarja taktığım kablodan daha fazla yer kaplamayan pratik çözümler arıyorum, oralarda iş tamam.
  4. model 3 sahibi olarak bagaj konusunda biraz hassasım. sedan görünümlü ama aslında hatchback mantığındaki bu araçta bagaj ağzının genişliği sayesinde büyük eşyaları sokmak kolay oluyor. fakat bazı yeni araçlarda bu işler daha karışık; özellikle şarj kablosunu, standart üçgeni ve hava kompresörünü koyacak yer bulmak ayrı bir dert. geçen birinin yeni suv'sine baktım, bagaj hacmi kâğıt üzerinde dev gibi görünüyor ama alt kısımda hiç saklama gözü yok. eskiden yedek lastik vardı, şimdi onun yerine tamir seti bile koymamışlar. bagaj pratikliği denince ilk bakmam gereken şey: kapının açılma açısı, eşik yüksekliği ve içerideki kancalar. bunlar yoksa litrelere takılmayın.

    (bkz: frunk kullanışlı mı)
  5. model 3 bagajına herkes gibi ön ve arka diye bakıyordum, ta ki market poşetlerini koyarken o ön bagajın ne işe yaradığını anlayana kadar. teknoloji harikası da olsa, bagajda bir yer bulabilmek ayrı bir yetenek işi.
  6. iki yıldır togg t10x kullanıyorum, ankaralı mühendis kafamla bagaj işini ciddi analiz ettim. gerçekten hacimden önemli olan alanın nasıl kullanıldığı; 450 litre yazıyor ama o yazıyla aynı olan bir iç hacim hissi yok. battaniye, ilk yardım çantası, kablo ya da evdeki dededen kalma bir iki takım eşyası; bu tarz bagaj pratiklikleri gelince özellikle alt bölüm kısmı fark yaratıyor. kaput altında küçük bir kompartman varsa çocuk oyuncağı değil, lastik basınç setini oraya gömersin başın ağrımaz.

    öncesinde dizel bir sedanda her şeyleri farklı bir düzene koyup giden biri olarak diyorum ki elektrikli araçta bagaj performansı bazen '300 kilo batarya' oluyor ama burada hak geçinen noktalar mevcut. uzun yol planı yapıyorsan bagaj ölçüsüne göre dolu iç mekâna saplantılı bi' his yanıltmasın; dolabın mobilyasında da olduğu gibi önemli olan düz tasarım ve sabitleme aparatları. sonuçta içine sığın mükemmel de, su almaması da başka bir artıya dikkat edilmeli.
  7. model 3 alacak arkadaşlara bir ivır zıvır detayı: ilk bakışta bagaj çok derin ve geniş, 'ne kadar erzaksam yer var' diyorsun. ama işin içine bir koli ya da ozon koymaya kalkınca, yükleme boğazının geçirmediğini fark ediyorsun. özellikle geniş bir valizi yan yan çevirmek için doğru açıyı bulmak, meşhur açılıp kapanır bir yapboz gibi.

    gelgelelim ön bagaj (frunk) şehir içinde bel derdinden kurtarıyor. market poşetleri ya da kirli çamur botları için profesyonel kulvar gibi; hatta ıslak şemsiyeyi oraya atmak için sürüş okulu veriyor. clticea alta giden saklama bölmesi var ama boy boy tabak gibi belli bir yüksekliğinkiden daha var ama oraya da abur cubur alışkanlığa varılır. neticede: hacim büyük de sayılır ama pratik bagaj mı, orası tartışılır.

    (bkz: ön bagaj köpek kulübesi mi)"

    n (bkz: electric trunk er gelenler)"
    (bkz ytl)
  8. atto 3'te bagaj hacmi yeterli ama üstte kapak olmayışı büyük eksik bence. shark vb. modellerde karnını dolduran bir döşemeye rastlanıyor, bizde sinyal geri kısmında bir subwoofer sebebiyle alan daralıyor. alışveriş dönüşü poşetleri kayıp kalıyor, halı paspasla bir yere oturmaya çalışıyoruz. keşke basit bir sabitleme ağı ya da çift katlı bir düzen gelse.
  9. bagaj meselesi elektrikli araçlarda bir tık karışık. önde frunk var arkada klasik bagaj var, ama bazen kabloyu nereye koyacağını bile şaşırıyorsun. bir de alt katman çıkıyor, orayı ayrı bir depo gibi kullanmak lazım. 'hepsi otomatikleşti' diyorlar ama bagaj organizasyonu hâlâ insanın kendi takma kafasına bakıyor.

    şahsen şarj kablosunu ayrı bir çantaya koyup sabit bir yere kurmak en sağlıklısı oldu. bir daha bagaj kapağı açılınca 'ne nereye koymuştum' demeden hayat devam ediyor. bu tarz küçük alışkanlıklar araçtan aldığın keyfi artırıyor, abartılı beklenti kurmayın.
  10. byd atto 3 alırken bagaj hacmine baktım tabii ama kullanınca anladım ki asıl mesele hacim değil, eşiğin yüksekliği ve kabloyu nereye koyacağınmış. geçen market poşetlerini yerleştirirken bir baktım şarj kablom ucuza kaçmış, sonra düşündüm acaba herkes böyle bir yer arıyor mu diye.