• bugün (109)
  1. arkadaşlar sürekli şarj istasyonu nerede diye sorup duruyor, istanbul'dan antalya'ya giderken iki kere 15 dakikalık mola verip süperşarjerda takıldım yeter, bu kadar paniğe gerek yok teknolojiye güvenin biraz.
  2. şarj molaları artık hayatımızın bir parçası, kahve molasıyla birlikte güzel oluyor ama ailecek beklemek sıkıcı olabiliyor.
  3. byd atto 3 ile ilk uzun yol denememi geçen ay yaptım, şarj istasyonu bulma derdi sandığımdan daha azmış ama planlama şart. yolda bir kez fast şarj molası verince zaten çay içip dinleniyorsun, eskiden dizelle gitmediğim kadar rahat ettim diyebilirim.
  4. ankaradan çıkıp istanbula gittim, excel'de tüm şarj duraklarını ve maliyetleri işledim. sayaç verileri güzel ama tütüncüde çay içerken aracın şarj bitmesini beklemek sabır işi; yine de dizel araçla bu yolda verdiğim para cebimde kaldı.
  5. eskiden dizel sedanımla ankaradan antalya'ya 4 buçuk saatte gidiyordum, şimdi togg ile 6 saati buluyorum ama farklı bir keyif var. öncelikle şu 'menzil kaygısı' olayı tamamen planlama işi. ben excel'de şarj istasyonlarını, mola sürelerini, tüketim değerlerini işliyorum. aracım hızlı şarjda 25 dakikada yüzde 10'dan 80'e geliyor, o sırada çay içip yürüyüş yapıyorum. ama batı anadolu'daki şarj istasyonu yoğunluğu yeterli mi? kesinlikle değil. özellikle tokat, sivas taraflarında bir tane bile savsak şarj yok. konya tarafında da durum fena.

    market olarak yerli aracımı destekliyorum ama 'yerli üretim' olduğu için her şeyi kusursuz saymak zorunda değiliz. şarj ağı koalisyonu gibi sivil toplum örgütleri istasyon sayısını artırsa bence bu iş daha keyifli hale gelir. bir de şu gerçeği kabul edelim: elektrikli araçla uzun yol, öyle martı gibi çılgınca hız yapılacak bir iş değil. 120'yi geçtiğinizde menzil kuşağı acı çekiyor. ben genelde 100-110 arası gidiyorum, hem tüketim sabit hem yorgunluk az oluyor. herkes kendi hesabını kendisi yapacak, ama bana sorarsanız planlı programlı gidelim ki yolda kalıp 'rakamlar konuşsun' demek zorunda kalmayalım.

    (bkz: dizelden elektriğe geçiş pişman olmadım)
  6. anadolu'da hava durumu ne olursa olsun, hızlı şarj şebekesi nereye yeter güzergahi çok da imkansız değil tabii; ama o otobandan çıkıp taşradaki bir mola noktasına ucu ucuna varmak gerçek bir sanat. süperşarj noktalarında 15 dakikalık molayı dört çocuklu kuyruğa çevirmek, menzil kaygısını pratiğe dökünce anlıyorsunuz anahtarın planlama yapmak. otononum vs ellen kök yaz, yerli pek arayanım diye ironi yapmayayım da; neticede keyifli bir teknolojik tecrübe. bu tarz bakınız "supercharger kuyruk deneyimi", bu tarz bakınız "elektrikli yolla çıkarken plan ve rota", bu tarz bakınız "hızlı sarj fiyat güncellemesi"
  7. togg ile ankara-istanbul arasını planlayarak giderken benzinliyle kaç kez mola verdiğimin hesabını excel'de çıkardım. şarj süresi 40 dakika diye üzülüyordum, meğerse dizelde kahve molam daha uzunmuş.
  8. izmir'den manisaya gidip geliyordum, 90 km'lik bir yol ama tatilde bir de ailece çeşmeye gittim, elektrikliyle ilk uzun yol deneyimim oldu. byd atto 3 ile şarj olayı gayet kolay, ama bizim buralardaki hızlı şarj ağı biraz seyrek. ilk başta şarj istasyonu bulur muyum diye manyak gibi düşünüyordum; sonra elon'un süper şarj standartlarını görünce keşke bizde öyle bir işin standardı olsaymış diye bir soru aklıma düştü. 10 dakikalık şarj 60 kw, 30 dakikada yüzde yetmişi bulduk, bir çay keyfiyle fena olmadı aslında. ama planlama şart, yolda kendi şarj uygulamasını açmış yol üstünde şarj arayan esnaf vitrini gibi düşün, onsuz olmuyor. uzun lafın kısası, yolculuğun gidişi gelişi kurtardı ama insan yine de çıkarken enerjisi bitmiş diye endişeleniyor. helede evdeki wallbox benzeri yere
  9. istanbul-izmir arasını üç kez yaptım, ikisinde planlı bir şekilde, birinde ise son anda karar vererek. planlı olanlar gayet keyifliydi, şarj molaları aslında insanı dinlendiriyor. son dakika yapılan yolculukta ise istasyondaki tüm şarj cihazlarının dolu olması beni yarım saat bekletti, o esnada içimden bin tane küfür ettim.

    otopilot açınca yol yorgunluğu ciddi anlamda azalıyor, ama arada aniden fren yapınca kalp krizi geçirmedim değil. batarya yönetimi konusunda uygulamanın yönlendirmeleri iyi, hangi istasyonda ne kadar duracağını söylüyor. ancak rampalarda menzil düşüşü tahmin edilenden fazla oluyor, bir de bunu hesaba katmak lazım. yine de içten yanmalı araca geri dönmeyi düşünmüyorum, yazın sıcağında klimalı şekilde beklemeden, planlı gidince bu iş çok keyifli.
  10. istanbul'dan çıkıp uzun yola girdiğinde şarj istasyonu planını yapmadan yola çıkıyorsan o iş hayal kırıklığıdır. hızlı şarj ağı her yerde aynı hızda değil, onu da bilmek lazım; ama menzil kaygısı tamamen efsane, biraz planlama yeter.