• bugün (107)
  1. byd atto 3 alalı altı ay oldu, ilk hafta her şarjda elim ayağım titriyordu ama şimdi inanın kafamda sadece yokuş çıkarken menzil hesabı yapıyorum. çoğu kişi şehir içinde bu kaygıyı boşuna yaşıyor, şarj noktası haritasını açtığınızda hayat kurtarıyor.
  2. byd atto 3 aldığımdan beri bu soruya net cevap veremiyorum.
    ilk hafta gözüm hep menzil ekranındaydı, ama wallbox kurunca olay bitiyor, gece atıyorsun yüzde yüze sabah keyfine bakıyorsun. şehir içinde kaygı artık komedi, ama şehirler arası hâlâ sinsi bir düşman, yol üstü şarj istasyonları boş mu dolu mu bakmadan yola çıkan yok bu devirde.
  3. iki yıldır togg kullanıyorum, excel'im her şeyi söylüyor. şehir içinde kaygı falan yok da, uzun yolda hâlâ bir tedirginlik var, rakamlar konuşsun diyorum.
  4. izmir'de atto 3 ile yaşadığım iki yıldan sonra söylüyorum, bu kaygı şehirde oturanlar için büyük bir efsane ama köye/tatile gidince gerçek oluyor. benim wallbox kurulumum var, evden dolu çıkınca şehirler arası yolda bile telefon kadar bile olsa ucuzundan bir yer buluyorum. tabii bu iş, evde şarj edemeyen biriysen pandoranın kutusunu açmak gibi bir şey, o yüzden herkes kendi durumuna göre hesap yapsın.
  5. bu konu üzerine çok düşündüm, açıkçası iki yıldır togg t10x kullanıyorum ve şehir içi kullanımda menzil kaygısı diye bir şeyin pek de gerçek olmadığını düşünüyorum. evde şarj edebilen biri için sıradan bir gün, yüzde ciksen şarjla bile rahatça idare edecek bir planlama yapılabiliyor. asıl mesele şehirler arası yolda karşımıza çıkıyor; ama orada da işin sırrı biraz hızı ve tüketimi bilmekten geçiyor. ben tüketimimi excel'de takip ediyorum, rakamlar insanın kafasındaki belirsizliği alıp götürüyor ; bu işin sanıldığı kadar korkutucu olmadığını gösteriyor.

    yoksa 'menzil kaygısı' denilen şey tamamen alışkanlıklarla ilgili. daha önce dizel sedan kullanıyordum, depo dolu olunca her yere gidebiliyor olmanın rahatlığı kolay kolay unutulmuyor. ama elektrikli aracın bir de bakım masrafı derdi yok, sessizliği ve çekişi bambaşka. herkes bunu deneyimlemek istemeyebilir ama bence en azından bir kere test etmek, yakıt faturasıyla kıyaslamak lazım. altını çiziyorum, planlama yapıldığı sürece kaygıya gerek yok.
  6. iki yıldır togg t10x kullanıyorum, öncesinde dizel sedan vardı. menzil kaygısı denen şeyi ilk aldığımda ben de yaşadım ama zamanla görüyorum ki bu iş tamamen planlama işi. excel'e işliyorum her gidişimi, tüketimi, şarj noktalarını. rakamlar ortada: soğuk havada menzil düşüyor, sıcakta nispeten iyi, ama şehir içinde zaten dert değil.

    asıl mesele uzun yolda. şarj istasyonu altyapısı hâlâ yetersiz, hele ki anadolu'da. ama bu arabanın suçu değil, altyapının suçu. yerli üretimi desteklerim, eleştirilecek yönünü de söylerim; ama menzil kaygısı diye bir şey yok, sadece planlama eksikliği var. ölçüp biçmeden yola çıkarsan tabii ki kaygı yaşarsın.
  7. şehir içinde aracı her gece evde şarja takıp sabah full depoyla kalkınca insanın aklına takılıyor: bu menzil kaygısı denen şey nereden çıkıyor diye. uzun yola çıkınca plan yapmak gerekiyor tamam ama sanırım asıl sorun benzinli alışkanlığından kalan o 'son çeyrek depodayken acil istasyon bulma' refleksi. otuz günde bir yaptığımız uzun yolculuk için bu kadar panik yapmak tamamen psikolojik.
  8. model 3'ümle erzurum'a gittim geçen kış, ortalık cep telefonu gibi şarj oldu, biri şarjda kalıyor diyordu. yazın zaten hiç sorun değil, kışın da bir planlama meselesi hallediyoruz, ama anlatamıyoruz. bana sanki abd'de çöllerde yaşayan tipler daha çok menzil derdinde.
  9. menzil kaygısı diye bir şey var ama çoğu zaman psikolojik, tesla model 3 ile şehir içinde hiç sorun yaşamadım. ota güncellemeleriyle batarya optimizasyonu artınca bu muhabbet daha da sönümleniyor, şarj istasyonu bilmeyenin sorunu bu.
  10. şarj ağı genişledikçe bu kaygının %90'ı kafada bitiyor ama kışın ısıtma açınca yine içinize bir kurt düşüyor. illa ki bir plan yapmak gerekiyor.