• bugün (97)
  1. şimdi adam her elektrikli araca bindiğinde gaza basıyor gülümsüyor, ben de diyorum ki bu işin sonu yok, bir bakmışsın motorun sesini değil, o anki 'vınn' efekti hoşuna gitmeye başlamış. ama itiraf edeyim, ben de wallbox kurduğumdan beri gecelik tarifede hızlanmayı denemek için bahaneler arıyorum.
  2. atto 3 ile ilk kalkışta koltuğa yapışınca kendimi tutamadım, benzinli aracımdan sonra bu hız resmen uyuşturucu gibi geldi ama zamanla sanırım sıradanlaşıyor. bazen şehirler arası yolda yavaş bir tırı sollarken gazı sonuna kadar bastığımda o anki gülümseme yüzümden düşmüyor bu tarz bakınız (bkz: elektrikli sarhoşluk)
  3. dizelden elektriğe geçeli iki yıl oldu, hâlâ her kalkışta o anlık torkun keyfi başka. excel tablomda tüketim takibi yapıyorum ama kabul edeyim, gaz pedalına her bastığımda o tabloya yalan söylüyorum.
  4. şehir içinde kırmızı ışıkta ilk kalkış zevki diye bir şey var ya bu başlığın en masum hali. benim dizelden geçince hayatım değişti, şimdi her yere gereksiz yere hızlı mı gidiyorum ona da emin değilim. biz daha arabaya bindik derken araya birileri görünmez, bu insanı şımartan cinsten bir güç hissi veriyor.

    sonra bir bakıyorum yaş ortalaması yükselmiş, elim ayağım buna ayak uydurmuş ama içimden bir ses diyor ki bu arabayı biraz indir, dünyayı seyret. naptık abi biz? elektrikli araçla birlikte trafikte halimiz buydu işte, veriyorum ben kendimi bu hız şeytani çekiciliğe. tek dert fotoyu sonradan hatırlamazsam bir de elimdeki çay için ebik gubik şeylermiş bakımdan içimize biraz normal devirdiylilik otursun artık. ilk birkaç ayı görsen havam dalgası derlerdi şimdi biraz sakinim. bu tarz bakınız istemiyorum ama demedi demeyin: bu iş gerçekten böyle bağımlılık yapan bir huy. bu badandan başka baharımız yok gibi. bir de fatur ay sonunda gelince soruyorum kendime o kadar sürat şart mıydı diye, wallbox durur orada pişmanlıkla bakınırım ama her yeni ışıkta ver ciğerini otur bana. elektriğin halinden nasiplenelim mecburen. aklıma şarj ağları gelince bir ukde daha tamam mı daha da coşarım. ben ki servisten çıkalı kaç ay oldu hâlâ şu süratle yaptığım her hareketin gerekliliğini sorgulayabilmiş değilim. yavan skalar olmadan üvey pedalları doyasıya hisset dedim olmadı burada tamam herhalde mevzu: bu iş çözüm değil keyif yarışı. goz musun kara bu, dikkat et. bakiim, ilk sıkıntıda kapına hız sabitleme mi şart biz zar zor yaşıyoruz. lafın özü kolum dizi, kalbimizi bağladık.
  5. model 3 ile ilk kalkışta hissettiğin ivme gerçekten bağımlılık yapıyor, ama bir süre sonra menzil göstergesindeki düşüş bu bağımlılığı törpülüyor; şehir içinde o pedal şımarıklığı yerine ota'nın sessiz dokunuşları daha çok ilgimi çekiyor.
  6. elektrikli araca geçtikten sonra egzoz sesi olmasa bile hızlanma bağımlılığı ayrı bir şey. ben togg'la ilk hafta her kavşakta kendimi gazlamışım, sonra excel'e bakınca fark ettim. 0-100'ü 7 saniyenin altında bir araba günlük kullanımda herşeyi anında yapıyor. dizelde akan trafikte gaza bastığında vites düşür bekle devir yükselt derken şimdi düşünmeden dokunuyorsun. ama bu iş bağımlılık yapıyor, normal yolda bile sürekli bir sürüş modu değiştiriyorum. yalnız bu merak menzili saniyeler içinde düşürüyor; optimist bir hesapla gidersen eğer memleketin yolunu şarj skayesinde yarılıyorsun. togg#039 u seviyorum, rakamlar bana kalsın. pil sıcaklığı uyarısı yemek istemiyorum. yerli üretim mi şart, yoksa sadece şu anki benim sürüşüm ölçüsüz mü, ekscele bakacağım. performans modu şarjı nasıl etkiler bu arada kafa yoruyorum.
  7. iki yıldır togg t10x kullanıyorum, ondan önce dizel bir passat vardı. şimdi geçtim elektriklive, o anlık tork bağımlılık yapıyor itiraf ediyorum. ışıklarda kalkışta benzinliye fark atmak tatlı bir his olsa da menzile yansıyınca excel tablomda üzülüyorum. mesela gaz pedalına biraz yüklenince tüketim 25 kwh/100km'ye çıkıyor, normal kullanımda 19'larda kalıyor. performans seven adam evde şarj ediyorsa cebi yanmaz ama ben otoyolda şarj istasyonuna bağımlı kalmak istemiyorum. yani işin aslı: hızlanma keyifli ama her gazlayışın bir bedeli var.

    (bkz: spor modda kalkış deneyimi)
  8. atto 3'ü ilk kullanışımda gaz bastım resmen uçtum, o anlık tork bağımlılık yapacak cinsten. ama faturanın kabarmasını istemiyorsanız eko modda kalıp yavaş gitmeyi öğrenmeniz lazım, ben hala öğrenemedim.
  9. atto 3'üm var, gazda dip yapınca insanın içi bi hoş oluyor ama şarj istasyonuna yanaşınca aklıma wallbox faturası geliyor.
  10. model 3 sahibi bir yazılımcı olarak şunu itiraf edeyim: o anlık gaz tepkisi insanı gerçekten bir yerlere bağlıyor, farkındayım. her trafik ışığında start yapıp geri bildirim de aldıkça vazgeçilmez bir alışkanlığa dönüşüyor. ama işin ironik tarafı şu: lansman modu gibi şeyler batarya menzilini hatırı sayılır ölçüde düşürüyor, hani 'menzil kaygısı efsane' derler ya, yeniden üstüne gidelim.

    ankara'ya uzun yolda giderken hızlı kalkış yapınca şarj istasyonu konumlarını yeniden planlamak zorunda kalmak pek keyifli değil. o halde bağımlılık seviyesini biraz düşürmek şart, yoksa performans tutkusu teknolojiye olan hayranlığımı arkadan bıçaklayabilir.