-
bagaj konusunda herkes litre rakdıbına bakıyor ama asıl mesele ağzın şekli. kendi aracımda kapağın altında bir de ön bagaj olması büyük rahatlık, küçük çantalar hep orada duruyor. asıl bagaj ise tam bir dram, kablo seti yerleştirmek için geometri bilgisi gerekiyor sanki.
şehir içi alışveriş tamam, iki bavulla havaalanına gidilir. ama ailece tatile çıkacaksanız eşinizle pazarlık masasına oturun derim. pratiklik tamamen kaç kişi ve ne taşıdığınızla ilgili.
-
kağıt üstündeki litre değerleri tek başına bir şey ifade etmiyor, ben t10x'te bebek arabasını deneyerek karar verdim. excel'e döktüğüm ölçümlerde alt bagajın varlığı pratiklikte ciddi fark yaratıyor.
-
atto 3'ün bagajı kağıt üstünde yeterli görünüyor ama altındaki o şişme kit ve kablolar girince hacim yarıya iniyor, çocuk arabası koyan var mı aranızda?
-
bende atto 3 var, bagaj hacmi kâğıt üzerinde yeterli görünüyor ama alt katta da stepnesiz bölme olunca pandizot üstü çok daralıyor, babaannemin çeyiz sandığı boyutunda valizle sınadım bir kere.
bununla beraber katlanınca epey pratik oluyor, günlük kullanımda pek sıkıntı yaşamadım; kabloyu bile oraya koyuyorum.
-
bagaj hacmi kağıt üzerinde iyi görünüyor ama gerçek hayatta bebek arabası, pazar çantası ve bir de katlanır sandalye girince iş değişiyor. ben atto 3'ü alalı dokuz ay oldu, hâlâ bagajı her açışımda 'buraya ne kadarı sığar' diye hesap yapıyorum.
ekstra olarak wallbox kurulumundan sonra aracı gece şarj etmenin rahatlığı, bagajdaki o küçük dertleri unutturuyor insana.
-
iki yılda dört defa ankara'dan apartmanının otoparkından yola çıktım; ortalama iki yetişkin iki çocukla çıkıyoruz, aracın bagaj reklamındaki litrelere aldanmasın, çünkülük bütün derdi hacmi ölçmekse ölçüm standartları değişiyor bu sektör otomatorinde. ölçsek kedi ve köpeklerle dolu arabada hiç lüzumsuz değil, düşük file freninin vidasıyla insan ağırlığı boş ağırlığına da etki ediyor.
butik birkaç taylongu boğaza yığayım dedim bir kere, perde sileceğini bastırdım diye zeminde çömelmek yerine eşik hızlı açılmalıydı diye homurdandım. ambalaj saklama gözü eksik; balık tutma takımını artık zincirler koltuk altına sırıdım anlamıyla değil excel dosyaları yüzünden dosyalayamacaktım, amörtisör, kriko, evrak hep arabayla. hangi cinstense onu listederiğe göre hesap yapamdum, halbuki verimli kullanış güzel optimize ister; yani doğru tonaj verim gerçekten bağkur ve hakkmidir.
-
açık konuşayım, elektrikliye geçtikten sonra bagaj gibi görünen her yeri kullanmaya başladım. ön bagaj meselesi başta gereksiz geliyordu ama şarj kablosunu oraya atınca hayat kolaylaştı. koltuklar yatınca çıkan hacim, bir esnafın işini fazlasıyla görüyor; hafta sonu pazar alışverişini zorlanmadan alıyor.
bir de şu var; duvar kutusu kurulumu sonrası faturayı görünce bagaj hacminden önce kablo kesitini ve tesisatı sorguluyorum. pratiklik sadece hacimle değil, günlük kullanımda erişimle de ilgili. kapı eşikleri biraz yüksek, ama idare ediyor.
-
atto 3'ün bagaj hacmi ilk bakışta sıkışık görünüyordu, ancak alışveriş poşetleri ve çocuk koltuğu ile hafta sonunu gayet idare ediyor. arka koltuklar yatınca ufak eşyalar taşınabiliyor, ciddi bir sıkıntı çekmedim. tek merakım wallbox kurulumu sonrası arkadaki ekstra yeri kim ayarladı, halâ emin değilim.
-
tesla model 3'te bagaj ön taraf da cabası; şehir içi alışverişte falan insanı kurtarıyor ama çocuk arabası ya da büyük valizde iş değişiyor. ev6'da da durum benzer, herkes 'vay ne geniş' diyor oysa gerçek kullanımda sedan ile suv arasında dağlar kadar fark yok. pratiklik arıyorsanız asıl önemli olan yükleme yüksekliği ve açıklık, ona dikkat edin
-
bagaj işi elektrikli araçta biraz pazarlık gibi, byd atto 3'te 400 litreyi görünce sevindim ama alt kısımdaki kabloları koyunca anlıyorsun ki o rakam hayal. spor çanta, ev alışverişi derken hakkını veriyor ama yine de sırt çantasını yanına almayı unutma. ha, şu noktada bir de kapı gözlerini kontrol et derim, küçük şişeler için bile derinlik lazım.
(bkz:
elektrikli araç bagaj kullanımı)