-
iki yıllık togg t10x tecrübemle diyebilirim ki dizel sedanın gürültüsünden sonra bu sessizlik hem huzur hem de yayalar için bir sürpriz kaynağı. ama excel tablomda enerji tüketimi daha çok konuşuyor.
-
insanların çoğu o sessizliğe bayılıyorum diyor ama ben ilk hafta kendimi bildiğin rahatsız hissettim, motor sesi yok ya, araba çalışıyor mu çalışmıyor mu derken voltaj ekranına bakma huyu edindim. benzinli alışkanlığıyla her kontağı çevirişimde yoksa boşta mı diye düşünüyorum, bir de geri geri giderken o çıtırtı sesi iyi ki var demişim. mahalle arasında süzülürken arkamdaki yayaları fark etmiyorum ama bu sessizliğin asıl güzelliğini şarj istasyonundaki tatlı mırıltıda anlıyorsun gerçi wallbox takınca o da şarj cihazının fan sesine karışıyor.
-
tesla model 3 ile ilk bir ay sesizliğe alışamadım ama şimdi içten yanmalı bir araca binince 'bu motor niye bu kadar bağırıyor' diye düşünüyorum bir de yolcular uyuyor, şehir içinde böyle sakin bir sürüş deneyimi gerçekten farklı. hevesinizi kursağınızda bırakmayayım: o sessizlik o kadar tatlı ki çocukların arkada 'vınn vınn' sesi çıkarması şart oldu.
-
iki yıldır togg t10x kullanıyorum, sessizlik ilk hafta lüks gibi geliyor sonra yaya uyarı sesiyle alışıyorsunuz. dizel sedanın gürültüsünü geri çağırmak desem asla.
-
yaya olarak sokakta yürürken bu sessizlik kimi zaman tehlikeye dönüşüyor, o yüzden düşük hızda yapay ses çıkarması bence şart.
ama içeriden hissettirdiği huzur bambaşka, uzun yolda insanı camdan dışarı baka baka götürüyor.
-
elektrikli araç sessizliğinin en çok konuşulan yanı, aslında tam da bu sessizliğin kendisi. kimine göre huzur, kimine göre tekinsiz bir boşluk. bir kısmı motor sesi olmadan trafikte kaybolduğunu söylüyor, bir kısmı da bu sessizliği lüksün zirvesi sayıyor.
benim gördüğüm kadarıyla mesele sessizlik değil, kulağın artık duyacak yeni bir şey araması. lastik uğultusu, rüzgar, taş sekmesi... hepsi bir anda başrole çıkıyor. sessizlik dediğin şey bir eksiklik değil, dikkatin yer değiştirmesi.
-
ilk başta garip geliyor, hani araba çalışmıyor sanıp tekrar marşa basıyorsun falan. ama bir süre sonra o sessizlik bağımlılık yapıyor, benzinliye binince motor gürültüsü sanki gereksiz bir kalabalıkmış gibi geliyor.
dışarıdan gelen yorumlar da cabası: 'çok sessiz ya, insan bu sesle uyur galiba' diyen mi ararsın, 'bu sessizlikte kaza yaparsın' diye akıl veren mi.
-
ilk başta sessizlik tuhaf geliyor, hatta bir eksiklik varmış gibi oluyor ama bir iki hafta geçince dizel motorun ne kadar yorucu olduğunu anlıyorsun.
o kadar sessizlik bazen yanıltıcı da olabiliyor, mahallede çocuklar fark etmiyor, korna bile bazen az kalıyor. ama içinde oturunca gerçekten huzur veriyor, o kadar gürültüyü yıllarca çektiğine yanıyorsun. size de öyle gelmiyor mu, bu sessizlikte müzik ve dış ortam rüzgar sesleri daha çok öne çıkıyor değil mi?
-
komşu 'bu araba hiç ses çıkarmıyor, çalışıyor mu' diye sordu, dükkana doğru ittiğimi sandı. sessizlik güzel de yayaya yaklaşırken sıkıntı, adam duymuyor. bende bir de sinir bozucu bir yapay ses var, kapatabilir miyim bilmiyorum, kabloyu soran kadar bunu da soran çok.
-
ilk zamanlar motor sesi yok diye seviniyorsun ama belli hızın üstünde lastik ve rüzgar sesi başlıyor, yani o sessizlik biraz yerinde sayıyor.