• bugün (104)
  1. kağıda dökünce rakamlar net: her 250 km'de yüzde yirmi yirmi beşe inince dur VP, ortalama hızın buna göre şekilleniyor, plansız yola çıkılmıyor.

    (bkz: menzil)
  2. model 3 ile istanbul'dan uzun yola çıkarken tek korkum şarj değil, ıstasyonın kablosunun bozuk olması. ota güncellemeleri bir yandan güzel bir yandan da 'acaba bu sefer menzili kısar mı' diye stres yapıyor, menzil kaygısı efsanedir diyenler bir kere bozuk sırada takılı kalsın. plan yapan yazsın, ben kendi excel'imi kullanır gibi rota çıkarıyorum.
  3. uzun yolda başarı doğaçlama değil, önceden yapılan planla geliyor. ben genelde güzergahı üç segment halinde düşünüyorum: çıkış, orta, varış. sıcak-soğuk hava, yükselti ve rüzgar menzili ciddi etkiliyor; uygulamanın 'kesin varırsın' dediği ile gerçek yolda varan hesap bazen uyuşmuyor.

    mola yerlerindeki istasyonların kaç adet, kaç kw ve hangi anda müsait olduğunu önceden kontrol etmek şart. ben excel tablosuna her durağı yazıyorum: şarj başlangıç %, tahmini varış %, alternatif lokasyon. bunlar hem otonom hem de insan direksiyonunda geçerli. bu tarz şeyleri ölçüp planlamak, marka fanatizminin tam tersi bir tavır ve gerçekten işe yarıyor.
  4. ankara'dan çıkıp güneye inerken şarj istasyonlarını işaretlemek, dizel devri sayesinde alışık olduğumuz taşmayı tamamen ters yüz ediyor, ben de togg'la excel'de her aya harcamayı yazıyorum, iki yılın verisiyle yola bakınca istasyon eksikleri hala konuşulan bir mesele.
  5. menzil kaygısı efsanesini çürütmek istiyorsanız bir de şarj istasyonundaki o 45 dakikayı gönül rahatlığıyla öldürebiliyor musunuz ona bakın. öncesinde biraz planlama şart, ama navigasyon durumu çözerse yolculuk aslında oldukça huzurlu geçiyor. ota güncellemesi getiremedi ama kahvaltı molası vermek gerçekten endüstri standardıymış becerikli arkadaş.
  6. geçen hafta izmir'den muğla'ya gittim, byd atto 3 ile yol boyunca iki kez şarj molası verdim ve her seferinde kahve içip çekirdeğiyle oynamaktan vakit mi geçti anlamadım. şarj istasyonları doluysa planın suya düştüğü de oluyor, yola çıkmadan mutlaka uygulamadan nerede boş yer var bakın.
  7. uzun yol planı yaparken işin sırrı, kafadaki menzil endişesini bir kenara bırakıp hızlı şarj noktalarını gerçekten hesaplamak. ben otonom sürüşe güvenip rotadan sapınca bir daha o farkı kapatamadım, demek ki önce şarjı sonra konforu düşünmeli.
  8. sayılar değişmedikçe kafa yormak lazım. düzce üzerinden ankara-istanbul tarzı bir güzergahta önceden planınız tablo halinde duruyorsa for. çünkü şarj süresi değil şarj gücü önemli, boşta bekleyeceğiniz on dakikayı zaten okula işe yazarsınız ama istasyonla aracınız arasındaki koordinasyon çok ayrı dert. ne batarya sıfırlanırken şarj kapatan firmanın önünde kalın, ne de yokuş aşağı rejenerasyon ile kadraja bakmak oyun gibi bir şey. hemen artı ve "45 dakika" diye çözüm koymayın, ona kafa hesaplama diyorum; siz kendi ortalamanızı excel'e yazın.

    çıktığım hıza değinmek şart: 110 ile gidin dersen hacimli araçta fark 130 hıza göre ciddiye değer bir avantaj veriyor. he hala diyen bana peder bey atıyor "hani elektrıklı
  9. iki yıllık t10x tecrübemle diyebilirim ki uzun yol işi tamamen planlamaya bakıyor. sabah erken çıkıp ilk şarjı 8'de, ikinciyi de öğleden sonra yaparsan hiç stres yaşamıyorsun; ben tüketim verilerini excel'e işliyorum, şarj süreleriyle birlikte. radyo kapalı, klima 21 derece, 105 km/s gidersen menzil gerçekten üreticinin söylediğine yaklaşıyor. yalnızca şarj istasyonlarının rekldıbına değil, gerçek deneyimine bakın; kalabalık çıkınca on dakikalık iş yarım saate dönüyor.
  10. uşak'tan izmir'e gitmek istiyorsan önce aküyü değil şarj duraklarındaki çay ocağının saatini planlaman gerekiyor. radara yakalanma derdi yok, yoksa o da ayrı bir huzur.
    (bkz: abd junction tozlu yol)