-
menzil kaygısı bir efsanedir diyenlerle aynı şarj istasyonunda buluşmak isterdim, çünkü gerçek hayatta herkes bir yere yetişmeye çalışıyor ve %20'de bir istasyon aramaya başlıyor.
-
efsane diyorlar ama şarj istasyonu bulamayınca panik yine geliyor. tesla bile 350'yi geçince sana 'yavaşla' diye bağırıyorsa, kaygı tamamen bitmiyor.
-
byd atto 3 alalı bir süre oldu, ilk başlarda ben de kafaya takıyordum ama wallbox'ı kurunca iş değişti. yine de uzun yolda kalacağım korkusu ara sıra gelmiyor değil, aranızda atlatan var mı?
-
ilk başta ben de her yola çıkışta "acaba şarj bulur muyum" diye düşünüyordum ama her gün aynı güzergahı kullanınca bu kaygının yarısı alışkanlıkla eriyor. (bkz:
wallbox kurulumu için elektrik tesisatı)
yine de uzun yola çıkmadan önce rotadaki istasyonlara bakmadan edemiyorum, ne yalan söyleyeyim.
-
menzil kaygısı bir efsane diyenler genelde şehir içinde 50 km yol yapıyordur, uzun yola çıkanın derdini anlamaz.
-
her gün 'menzil kaygısı efsanedir' diyenlerden biri olarak kendimi biraz düzeltmek istiyorum: kaygı efsane değil, kaygının gerekçesi genelde bayat. şehir içinde yılda üç kere falan şarj istasyonu düşünüyorum zaten, geri kalan günler evden çıkıp yuvarlanıyorum.
asıl mesele menzil değil, şarj planlama alışkanlığı. bir de o marka 'planladık' diye duyuru yapıp otogarı lokasyona çevirince insan ister istemez ağustos sıcağında kasada bekliyor; ağ dev yoksa kaygı da kalıyor. o yüzden cesaret ile planlama arasındaki farkı öğrenmeniz bende biraz geç oldu.
-
bu iş biraz matematik, biraz da psikoloji. iki yıldır elektrikli kullanıyorum, ilk altı ay ben de her yolculuk öncesi şarj planı yapıyordum, sonra fark ettim ki asıl mesele aracın ne yaptığı değil, benim neye güvendiğim.
bir excel tablosu tutup her şarjı, her km'yi, dış sıcaklığı not ettim. sonuç: kışın menzil düşüyor ama düşüş öngörülebilir. öngörülemeyen tek şey şarj istasyonunun çalışıp çalışmadığı. yani kaygının kaynağı araç değil, altyapı çoğu zaman. rakamlar böyle söylüyor.