• bugün (92)
  1. verilere bakınca elektrikli yarış araçlarının tork avantajı tartışılmaz, ama şarj molaları olmadan bir yarışı bitirmek hâlâ hayal. yine de sessiz pilli araçların egzoz sesi yerine yaptığı o garip vınlama sesi, biraz alışınca insana geleceği getiriyor.
  2. ben bu işin geleceğini şöyle görüyorum: ses yerine veriler konuşacak. buzlu yarışların yerinde lap time ve enerji yönetimi taktikleri alacak; heyecan dediğimiz şey evrilecek, ama azalmayacak bence.
  3. formula e'ye hep bir önyargıyla baktım, ta ki lastik değişiminin standart bir fren arızasından daha heyecanlı olduğunu görene dek. sanırım tekrarı ve rejenerasyonu tam anlayalamıyoruz ama oyun değiştirici tarafı şu ki benzer bir teknolojinin ota ile yarış sırasında ayarlanabilmesi, tam bizim gibi teknoloji manyağlarının işi. keşke yarışlara rüzgar ve yağmur da eklense, tesla modu gibi olur.

    (bkz: jabuk derç)
  4. formula e yarışlarını takip etmek, okey masasında sessiz sedasız ilerleyen bir oyunu izleyip sonunu bilmeden çıkmak gibi bir şey; ama yine de izliyorum. otonom sürüşün ve güncellemelerin yarışa girmesi, petrol lobisinin sıkı bir stres kaynağı olmaya devam ediyor, bence hoş. menzil kaygısını bir kenara atıp bu sessiz devrime şans vermek gerek.
  5. elektrikli yarışların motor sesi yerine o garip vınlama sesiyle geçmesine hala alışabilmiş değilim. geçen gün bir yarış izledim, pilotlar hata yapınca frensiz geri kazanım filanca derken işler değişmiş. taraftarlık tarafını bırakın, tek vitesli şanzıman ile gerçekten heyecan verici anlar yaşanıyor bu arada. içten yanmalıların o gürültüsü aranmıyor değil, ama tork ve hızlanma o hissi ister istemez unutturuyor.
  6. formula e aslında fabrikaların laboratuvarı gibi. atto 3'teki bazı yazılımsal incelikler oradan geliyor diyebilirim. eskiden içten yanmalı motorların egzoz sesi vardı ya, şimdi sessiz sessiz rekor kırıyorlar. elektrik faturasına yansıması farklı tabii ama yarış heyecanı değişmedi bence.
  7. formula e'yi takip etmeye çalışıyorum ama ses olmayınca tribün bana hep eksik geliyor. mühendis gözüyle veriler muhteşem, lakin taraftarın içine girmiyor bir türlü. üç yıl sonra pillere biraz daha enerji yoğunluğu gelirse iş değişir, klasik yarışlar tarihe karışır.
  8. benzin kokusu yok ama o torku hissetmek başka bir dünya. yarış izlerken bitmeyen şarj derdi yok, bir tek pit alanı kabus gibi.
  9. formula e'nin sessizliği ilk başta tuhaf geliyor ama tüketim excelime baktıkça bu işin matematiği beni cezbediyor. togg t10x ile pistteki verileri görünce anlıyorsun ki motor sporlarında da devir değişmiş, gaz pedalındaki ani tork her şeyi değiştiriyor.
    (bkz: formula e)
  10. formula e'yi ilk duyduğumda 'hmm, orta şekerli bir motor sporu işte' demiştim ama ota güncellemesiyle yarış performansı güncellemesi almak günümüzde gerçeğin ta kendisi. tesla model 3'ün track mode'u ile pistte viraj çıkışlarında fren enerjisi geri kazanımını hissedince 'tamam artık çatı acti almalıyım' diyorsun. ses muhteşem değil tabii, ama kalkıştaki o anlık tork, atmosferik bir ferrari'nin bile başaramayacağı gaz pedalı tepkisi veriyor.