• bugün (101)
  1. ilk hafta sonu herkes doktora dönüyor, sonra otoparkta bedava şarj bulunca hikaye değişiyor. menzil kaygısı diye bir şey yok, sadece eski alışkanlıkların paniği var.
  2. ben açıkçası pişman değilim ama çevremde pişman olan iki kişi tanıyorum, ikisi de apartmanda oturuyor ve wallbox kuramadı. her akşam iş çıkışı şarj kuyruğunda beklemek insanı yoruyor, bir süre sonra 'ben bunu neden çekiyorum' demeye başlıyorlar. yani araçta sorun yok, altyapıda sorun var.

    sonuçta elektrikli alacaksan önce otoparkı ve priz durumunu düşüneceksin, yoksa pişmanlık kapıda.
  3. pişman olduğunu söyleyenlerin çoğu aslında eve şarj kuramayanlar, menzil kaygısı yaşayan değil menzilsiz kalanlar. bir de kışın ısıtmanın pili içtiğini hesaba katmayanlar var, gerisi teferruat.
  4. açık sözlü olacağım, hiç pişman değilim ama tam memnun da diyemem. içinizi rahat ettim, aracı alalı galiba bir yıl civarı anca olmuştur; aylık elektrik faturam kutu faturama o kadar net bir 'ulan işe bak' çığlığı attırabiliyor. wallbox'ı takma süreci geldi akılsızca çıkıp istasyon para ödedikçe bir ev şarjının paradan yüzde neyse...

    yine elektrikli tamamen para üzerinden bir tercih değil; bakım için servise sessiz, o otel yok, o yağ yok, arıza da vurdu tabii. beni en çok yoran ağ tarafı: menzil planı kesinlikle boşluk veriyorsa. bir sorursam; izmir içi gibi sen şarj yaparken hiç sıra bekledin mi, ha devlet işi için gezdim de gelince onun rehaveti de var tabii.
  5. iki yıldır elektrikli kullanıyorum ve pişmanlık diye bir şey yaşamadım açıkçası. pişman olanların çoğu şarj altyapısını hesaba katmadan almış ya da uzun yol beklentisini yanlış kurmuş oluyor. excel'de tuttuğum tüketim verileri elektriklinin km başına çok daha ucuza geldiğini gösteriyor.

    (bkz: şarj altyapısı)
  6. bu başlığa gelenlerin yarısı muhtemelen bir kere şarj kuyruğunda beklemiştir, onu anlıyorum. ama açıkçası benim model 3'te tek pişmanlığım yazın klima açıkken uzun yolda biraz daha sık mola vermek oldu, o kadar. menzil kaygısı diye bir şey kalmadı artık, şarj ağı her geçen gün genişliyor. pişman olan varsa sorun araçta değil, planlamada bence.
  7. atm'yi alalı 6 ay oldu, hâlâ wallbox için apartman yönetimiyle pazarlık ediyorum; komşular 'sayaç nereye gelecek' diye darlıyor. samimi olmak gerekirse ilk 1 aydaki 'menzil paniği' ve gece sokakta kablo çekme denemeleri pişmanlık eşiğine getiriyor ama, bu tarz durumları aşınca tadı başka oluyor.
  8. menzil kaygısı bir efsane derken, samimi söylüyorum birer depresif bulut var içimizde: şarj sebeke plansızlığı olan iller hâlâ mükemmelsiz. arabamdan pişman değilim, şarj ağı zayıflığından pişmanım olsam bu otoyoldaki histeri olmayan bir metafor. o bez araçlarla ota yenilendi mi diye bakarken kendimi iyi hissediyorum da, talihsiz otonom denemeleri savunmasız kitleyi korkutmasın diye selim şarj istasyonu yakmak isterdim. elektrikliye geçip pişman olanlara duyurulur: ya şikayetiniz içiniz modu ile başlar ya da çekici kabusu bittiğinde anlarsınız.
  9. ara sıra buraya düşen pişmanlık hikayelerini okuyorum ve çoğu çok tanıdık bir senaryo: evde şarj imkanı yok, araba her akşam benzinlik alışkanlığıyla dolaşıyor. şarj edebileceğin bir yer yoksa sorun electric değil, senin lojistiğindir; bunu kabul etmek gerek. technolojiye hayranım ama bu adamların çoğu yanlış soruya cevap veriyor, planı yok.
  10. bu başlığın açılmasına ayar oluyorum ama yansıttığı gerçeği de görmezden gelemem. çoğu 'pişmanım' söylemi aslında menzil değil, evinde şarj izni, apartmanda tesisat ve şarj istasyonu bulma meselesinden çıkıyor. be üzüyen kaygı efsanesi diyorum diyorum da yokuşta şarj dayanmazsa şaşırmayın doğrusu; ironiden ziyade sosyal oldu biraz, ben kendi başıma cezam.