• bugün (101)
  1. üç sezondur takip ediyorum, düşüncem elektrikli araçların geleceğini görmek isteyen için faydalı bir laboratuvar. çünkü orada pil termal yönetimi, enerji geri kazanımı, rejenerasyon stratejisi gibi konular doğrudan performansa yansıyor; bizim yollardaki araçlar da zamanla aynı teknolojiyi kullanıyor.

    ancak açık konuşmak gerekirse klasik bir yarış izliyormuş hissi yok. pit stoplar hızlı, sessizlik başlangıçta tuhaf, sürtünmesiz taktik izleyen için daha çok rakam işi gibi geliyor. yine de takvimi takip etmeye değer, her nesil için veri kıymetli.
  2. gelelim formula e'ye. ben ankara'da togg'la gezerken fan falan değilim ama 'insanlar niye bu kadar mesafeli' diye düşünüyordum. geçen gün canlı yayına denk geldim. iyi kötü gidiyor işte ama muhabbet yarışlar çok kısa bitiyor, sanki rakip pilot pil değiştirecek gecenin bir yarısında filan. teknoloji harikası, motor sesi falan yok ama belgesel misali izliyorsun. çekiş kontrolünün harika olduğunu düşünürken rejenerasyon frenine takılıp şampiyonun zamanını gel. konvansiyonel f1'den haliyle farklı ortam, bayılacak bir şey yok bence. ben yarış havası değil de mühendislik belgeseli gibi takip ediyorum. komşum izmirli esnaflara da duyurulur: 'hani' turlarda akü stress testi uygulaması var, onu yerli otomobilde kuşkanırsan sürpriz olmaz itiraf ediyorum.

    bu tarz enerji yönetimi sertifikası istiyor bu tarz attığı her adım analiz edilince keyfi bozuluyor
  3. evde atto 3'te seyir menüsünden act-modu görünce değişik geldi, fan sesleri yerine elektrikli motorun cızırtısı videoda tam yansımıyor. bana kalırsa tribündeyken değil ama evden film tadında takip olur, puan ahmetinin hali bazen f1'den daha dramlı olabiliyor.
  4. byd atto 3 sahibi olarak formula e'yi takip etmeye çalışıyorum ama fan sesi ve lastik kokusu olmayan bir yarış bana biraz ruhsuz geliyor, yine de gelişen batarya teknolojisini görmek açısından fena değil, sizler nasıl izliyorsunuz bilmiyorum.