-
lüks segmentte markaların çoğu hâlâ ilk nesil ürünlerle deneme tahtası oynuyor gibi, bir sonraki modelde neyin düzeleceğini kestirmek zor. bu paraları verirken sadece rozete değil, yazılım güncellemesine ve servise de bakmak lazım.
-
markalar ahım şahım özellikler koyuyor tabii ama kapıyı açan sensörden tut, masajlı koltuğa kadar bir sürü şeyin gerçekten kullanıldığını pek görmüyorum. çoğu kişi o donanımı alıp bagajda taşıyor, servise gitmeden dokunmuyor. yine de sessizlik ve sürüş konforu düşünüldüğünde insanın aklı gidiyor, kabul.
ben o parayı lüks donanıma verene kadar pillerin ve yazılımın ne kadar stabil çalıştığına bakıyorum artık. donanım eskisi gibi satmak için numara artık, pil ömrü ve yazılım desteği daha önemli. işin özü, gösterişli ama pratikte tutmayan özellikler çok.
(bkz:
lüks araç vergisi)
-
üç ekran, masaj koltuğu ve ışık gösterisi tamam da asıl lüks olan şey yazılımı adam gibi güncelleyebilmek. altı ayda bir ota güncellemesi alan marka mı lüks, yoksa sadece kapı keçesini deri kaplayan mı, tartışılır.
menzil kaygısı efsane diyen biri olarak bu segmentte de tek korkum menzil değil, servis faturası oluyor.
-
üzülmeyin, paranızla alacağınız o deri kokusu ve ambiyans ışığı bile 'yazılımla gelecek özellik' diye ayrı pakete satılır yakında. neyse ki kendi aracım güncellemeyle bir gecede bambaşka birine dönüşüyor da o parayı niye verdiğimi unutmuyorum.
-
lüks segmentte fiyatın içine giren batarya kapasitesi ve şarj hızını excel tablosuna döksem, çoğu markanın pazarlaması çöp olur. rakamlar konuşsun, gerisi hikaye.
-
fiyat etiketi yuksek diye menzil veya sarj hizi da otomatik yuksek saniyoruz ama excel'e doktugumde bazi modellerin km basina tuketiminin orta segmentten farksiz oldugunu goruyorum. yani lüks burada cogunlukla malzeme ve yazilimda, batarya kimyasinda ise cogu ayni tedarikciyi kullaniyor.
-
üst segmente giriş bileti her yıl büyüsa da son kullanıcının fişini hala şarj istasyonunda bırakıyorsunuz; yazılım güncellemesiyle 40 kilometre menzil ekleyen marka, bir sonraki sürümde onu geri de alabilir.
-
buyurun buradan yakın; pamuk ipiyle toplanmasi gereken maliyet tabloları var. tasarım televizyona, menzil ismi verilen sınıra takılinca gerçekle pek te örtüşmeyen cümleler dolaşımda.
-
lüks segmentte elektrikli araç almak, aslında bir ulaşım tercihinden çok prestij satın almakla ilgili hale geldi. derisi, ahşabı, sessizliği tamam da mühendis gözüyle baktığında birçoğunda batarya yönetimi ve ısı pompası aynı tedarikçilerden geliyor.
markanın logoya yazdığı fark, tabelada kalıyor çoğu zaman. benim için kıstas net: taban tüketim, dc şarj eğrisi ve garanti sonrası batarya maliyeti. bu üçünü yazılı veriyle ortaya koyan marka lüks, gerisi showroom ışığı.
-
lüks segmentte rakamlar ikiye ayrılıyor: bir tarafta marka prestiji, diğer tarafta menzil ve sarj eğrisi. 100 kwh üstü bataryalar artık 400-500 km'yi rahatça götürüyor ama sarj ağı o hıza yetişmiyor. bir makine mühendisi gözüyle söylüyorum, o premium fiyatın bir kısmı gerçekten teknolojiye gidiyor, geri kalanı ise logoya. reklama değil, teknik veri sayfasına bakın bence.