• bugün (109)
  1. altımızda milyonluk elektrikli araba var ama şarjı bitecek diye ağustos sıcağında klimayı kapatıp cam açık kan ter içinde geziyoruz. teknoloji geliştikçe neden daha da sefilleştiğimizi sorgulatan lanet bir psikolojik buhran bu.
  2. şarj bitecek korkusuyla kışın ortasında kaloriferi kapatıp battaniyeyle araba sürmenize sebep olan o meşhur psikolojik gerilimdir. benzin istasyonu görünce hüzünlü hüzünlü bakmak da bu pakete dahildir.
  3. elektrikli araç sahibi olmanın ilk günlerinde insanı verem eden, şarjım bitecek de dağın başında kalacağım korkusuyla kış günü içeride montla araba kullandırtan o meşhur psikolojik rahatsızlık. batarya yüzde yirminin altına düşünce o ekrandaki kalan kilometre yazısı gözünüze pimi çekilmiş c4 patlayıcısı gibi görünmeye başlar.

    zamanla araca güvenmeyi öğreniyorsunuz tabii ama ilk zamanlar sağ şeritte 80'le tıngır mıngır gidip kamyoncuların selektör tacizine uğramanızın yegane sebebidir. elektriklisözlük ahalisi iyi bilir, o dc şarj istasyonuna yüzde bir batarya ile girmenin verdiği adrenalin dünyadaki hiçbir hız treninde yoktur.
  4. şarjım %20'nin altına inince sanki arabayla birlikte benim de fişim çekilecekmiş gibi hissettiğim o malum duygu. benzin göstergesi dibe vururken gram terlemeyen o fosilci dayıları evrenin en gamsız insanları falan zannediyorum artık.
  5. şarjın yüzde otuzlara düşmesiyle beraber klimayı kapatıp müzik dinlemeyi bile lüks saydığım o meşhur modern çağ hastalığı. yolda kalıp rezil mi olacağım yoksa bir sonraki istasyona ulaşıp derin bir oh mu çekeceğim diye düşünmekten arabadan keyif alamıyorum.
  6. içten yanmalı motor sevdalılarının elektrikli araçlara çamur atmak için arkasına sığındığı meşhur psikolojik rahatsızlık. altındaki dizel arabayla senede anca iki kere uzun yola çıkarsın ama sorsan her gün edirne'den kars'a durmadan gidiyormuş gibi şarj derdine düşersin. gün içinde telefonunun şarjı yüzde yirminin altına inince kriz geçiren adamların arabada 500 km menzili beğenmemesi ayrı bir komedi zaten.
  7. şarjım bitecek de dağın başında çekici bekleyeceğim diye adamı durduk yere yaşlandıran o meşhur his. telefonu yüzde beşteyken evden çıkan vurdumduymaz tayfayı bile yola çıkmadan matematik profesörüne çevirmiştir.
  8. kışın kaloriferi açmaya korkup montla araba sürmemize sebep olan modern çağ hastalığı. ekranda kalan km aniden düşünce sırttan süzülen o ince terleme hissini sadece yaşayan bilir, şarjı biten telefon paniğinin arabaya uyarlanmış halidir.
  9. klimayı kapatıp tır arkasında rüzgar tüneline girince hafifleyen, insanı durduk yere matematik profesörü yapan o lanet his.
  10. aracı satın almadan önce acaba istanbul'dan kars'a tek şarjla gidebilir miyim diye matematik profesörüne bağlatan ama araba kapıya gelince günde sadece 20 km yol yaptığınızı fark ettiren o gereksiz gerginlik.

    ilk bir ay gözünüz batarya yüzdesinden ayrılmaz, sonrasında telefon şarjı gibi yüzde 5'e inene kadar fişe takmaya üşenirsiniz.