• bugün (97)
29 entry daha
  1. elektrikliye geçince insanın fark ettiği ilk şeylerden biri. dizelde gaza basarsın, şanzıman düşünür, turbo dolar, sonra gelir. elektrikliye binince o aradaki tüm bekleme siliniyor ve bir süre sonra bu gecikmesizlik bir tür tatmin oluyor, tatmin de zamanla bağımlılığa dönüşüyor. aslında mesele hız yapmak değil, tepki süresinin sıfıra inmesi; otopark çıkışında bile aynı ani tepkiyi alınca ortalama bir sürücü de aradaki farkı bedeninde hissediyor. tabii bu elma şekeri sadece trafikte erimeye başlıyor.

    kırmızı ışıkta yanındaki kim olursa olsun kalkışta öne fırlamak ilk haftalar eğlenceli, sonra ölçmeye başlıyorsun. hangi sürüş modunda kaç veri, kaç kilovatla patinaja giriyor, hangi hava sıcaklığında hangi değerler düşüyor. ben excel'de tablo tutmaya başladım, çünkü rakamlar yalan söylemiyor ve zamanla anlıyorsun ki bu his dediğimiz şey aslında bir kalibrasyon meselesi. yine de millî meseleye dair marka fanatizmine düşmeden söylemek lazım: yazılımsal olduğu kadar mekanik bir olay, lastiğin tutunuşu, asfaltın sıcaklığı, aracın ağırlığı. insan bu üçünü unuttuğunda hırslanıyor. on saniyede pil biterken ağıt yakmak serbest değil ama.