• bugün (101)
  1. ilk hafta gazdan çekince kendini jake brake bassan ne olur diye düşündüm, sonra alıştım, şimdi durma derdi yok, her şey algoritmanın elinde.
  2. dizelden geçince ilk hafta regeneratif fren tam bir terapi gibi geldi, ama sonra öğrendim ki vites bırakma alışkanlığını unutmak lazımmış. ankarada trafik ışıklarında sürekli gaz çekip bırakmak yerine motor freni kullanmak gerçekten tüketimi düşürüyor. rakamlara baktığımda frene basma sıklığım yüzde elli azaldı, veri isteyenlere duyurulur.
  3. ilk hafta sağ ayağımı arabaya alıştırmak zor oldu, dikili dönüşünde frene basmayı unuttum wallbox'tan sonra garaja girerken pedala basınca yolcu sabitledi kendini; gelir-gider defteri tutan biri olarak bu şehir içi tüketime birebir, alışıyor insan.
  4. ilk iki hafta sol bacağım boşta kalıyor diye huzursuz oldum, şimdi tek pedalla tüm trafiği çözmüş durumdayım. kafayı takınca alışılıyor.
  5. ilk hafta gazdan ayağını çekince araba sanki biri arkadan tutuyormuş gibi geliyor, sonra fark ediyorsun ki tek pedalda sürmek aslında ne kadar rahat. yine de yolcu koltuğundakilere önceden haber vermezsen kafaları öne gidiyor, o kısmı hâlâ çözemedim.
  6. dizelden geçince ilk hafta ayağını gazdan çekince arabanın kendi kendine yavaşlaması tuhaf geliyor, sonra alışıyorsun. bir depoda menzilin arttığını görünce de 'iyiymiş' diyorsun.
  7. ilk hafta gerçekten komikti, ayağım gazdan çekince araba bir anda yavaşlıyor ve dibine giren arkamdaki trafik beni selektör manyağı yapıyordu. atto 3'te bu ayarı düşürünce iş çözüldü, ama yine de frene basma alışkanlığından tam kopmak lazım. bence tek kavrayış noktası şu: enerji geri kazanımı ne kadar yüksek olursa o kadar şarj demek. wallbox kurulumuyla uğraşırken bunu bir tür 'bedava elektrik üretimi' gibi düşünmeye başladım ve alışma süresi kısaldı.

    bu tarz refleksleri değiştirmek gerçekten zaman istiyor.

    (bkz: tek pedal sürüş) zamanla doğal hale geliyor.
  8. dizel sedanı bırakıp t10x'e geçince ilk hafta ayağım gazdan çekince arabanın kendi kendine yavaşlaması tuhaf gelmişti, şimdi ise tek pedal moduna alıştım. regen seviyesini orta ayarda tutuyorum; yüksek ayarda şehir içi çok verimli ama uzun yolda sabit hızda pek fark etmiyor. excelimize baktığımda geri kazanımın toplam tüketime katkısı şehir içinde yüzde 15 civarı, şehir dışında yüzde 5'in altında. yani kâğıt üstünde abartılan bir şey değil, sadece doğru kullanınca işe yarıyor.
  9. ilk hafta ayağım gazdan çekince kendimi frene basmaya zorluyordum, şimdi ise kimseyi stop ettirmeden şehirde neredeyse hiç fren kullanmıyorum. elektrik faturasından sonra alışılması en kolay şey bu oldu sanırım.
  10. regen fren ilk hafta gerçekten tuhaf hissettiriyor, ayağını gazdan çektiğinizde araç kendiliğinden yavaşlamaya başlayınca insan 'fren mi bozuldu' diye panikliyor. ancak alıştıktan sonra bir daha tek pedal sürüşe dönmek istemiyorsunuz, hele şehir içi trafikte.

    ben iki haftalık bir alışma sürecinin ardından artık fren pedalına neredeyse hiç dokunmuyorum. tabii bir de aracın rejenerasyon seviyesini kademelendiren ayarlar var, onlarla oynamak süreci hızlandırıyor.