• bugün (87)
  1. fren balatası masrafını tarihe gömen, acemiyseniz yan koltuktaki yolcunun midesini ağzına getiren müthiş icat. alıştıktan sonra fosil yakıtlı araca binince "bu niye durmuyor lan" diye panik atak geçirtir.

    tost makinesi sürüyormuş hissi vermese iyi aslında.
  2. ayağınızı gazdan çekince arabanın zamk gibi asfalta yapışıp yavaşlamasını sağlayan, başta küfür ettirip sonra fren pedalı varlığını unutturan nimet. buna alıştıktan sonra emanet benzinli arabaya binince ilk kırmızı ışıkta araba bozuk mu durmuyor triplerine girip öndekinin tamponunu öpme ihtimaliniz epey yüksek, aman dikkat.
  3. insanı inanılmaz bir tembelliğe sürükleyen, fren pedalının oraya süs niyetine konduğunu düşündüren olay. ayağınızı gazdan çektiğiniz an sanki arabanın arkasına paraşüt açılmış gibi bir yavaşlama hissi veriyor, ilk başlarda yan koltuktaki masum yolcunun kafası sürekli öne gidip gelse de alışınca büyük konfor.

    ama işte en büyük sıkıntısı insanın reflekslerini kör etmesi. yarın öbür gün normal bir arabaya binince ayağı gazdan çekip arabanın durmasını beklerken öndeki kamyona usulca toslamak işten bile değil. balata parası vermiyoruz diye seviniyoruz ama şoförlüğü unuttuk haberimiz yok.
  4. fren pedalını süs niyetine taşıttıran, tasarruf yapacağım hırsıyla her kırmızı ışıkta durma mesafesini ayarlamaya çalışırken insana soğuk terler döktüren olay. balata eskimiyor, menzil artıyor güzel ama yan koltuktaki sürekli öne yığılmaktan dolayı kusabilir, dikkat etmek lazım.
    (bkz: rejeneratif frenlemenin mide bulandırması)
  5. ilk haftalarda arabayı sarsıp yandaki yolcunun midesini bulandırsanız da sonrasında fren pedalının yerini unutturan tembel işi teknoloji. frene basmaya bile üşenen yeni nesil şoförler için bulunmaz nimet.
  6. frene basmayı insana tamamen unutturan ve zamanla sürücünün sağ bacağını felçli bir uzva dönüştüren garip teknolojidir. kiralık benzinli arabaya binince ilk kırmızı ışıkta durmayı unutup öndekine toslama tehlikesi yaşatır.
  7. ilk kullandığınızda midenizi ağzınıza getiren ama zamanla frene basmayı resmen amelelik gibi gösteren tuhaf icattır.

    fakat iyice alıştıktan sonra olur da kiralık benzinli bir araca geçerseniz ilk kırmızı ışıkta öndekinin bagajına girme ihtimaliniz epey yüksektir.
  8. fren pedalını hayatınızdan çıkarıp, sağ ayağınızla adeta hassas bir terazi tartıyormuş hissiyatı yaratan özellik.

    ilk denemelerde burnunuzu sık sık cama yapıştırsanız da bir kere alışınca normal arabaya bindiğinizde durmayı unutuyorsunuz.
  9. insana fren pedalının yerini tamamen unutturup balata masrafından kurtaran yegane elektrikli araç nimetidir. ilk başlarda kusacak gibi sarsıla sarsıla gitsen de alıştıktan sonra standart araba sürmek tam bir işkenceye dönüşüyor.

    üç beş kilometre ekstra menzil kazanacağım diye yokuş aşağı inerken sağ ayağıma kramplar giriyor artık.
  10. ilk haftalarda arabayı beşik gibi sallayıp tüm yolcuların midesini bulandırmakla sonuçlanan çileli bir alışma sürecidir. yine de insan bir süre sonra garip bir şekilde bu eziyetin bağımlısı oluyor.

    (bkz: fren balatasına veda etmek)