• bugün (100)
  1. uygulama üzerinden birkaç dokunuşla halloluyor, başka markada telefonla kuyruk beklemek neydi diye soruyorum kendime. yakın zamanda model 3'le gittim, randevu saatinde alındı, süreç bizim byd servisindeki gibi değil anlaşılan. wallbox da para tasarrufu derdindeyken insan bunları kıyaslıyor ister istemez.
  2. menzil kaygısı efsane olabilir ama servis randevusu bulmak cidden bir beceri istiyor, takvime bakınca insan 'acaba aracı kendim mi tamir etsem' diyor.

    malum uygulamadan bir tarih seçiyorsun, üç hafta sonrasına atıyor; ota güncellemesi gibi hızlı olan bu iş niye bu kadar yavaş, hâlâ çözemedim.
  3. benim çinli markada servis en azından telefonla ulaşılıyor ama teslacı arkadaşların randevu derdini duyunca halime şükrediyorum, yine de her markada o randevu ekranı bir bilmece.
  4. randevu almak için girdiğin ekranda kargo takibi hissi var, üç hafta sonrasına gün veriyor. eskiden yetkili serviste çay içerken beklerdik, rakamlar değişti tabi.
  5. uygulamadan randevu alıyorsun, sana en yakın tarih olarak iki hafta sonrasını gösteriyor ve sen de buna şükrediyorsun. otonom sürüş hayaliyle aldığımız arabanın servis tarafı hâlâ 2015'te kalmış, güzel.
  6. aracın ekranından servis randevusu oluşturuyorsun, sistem seni iki hafta sonrasına atıyor. sonra o iki hafta içinde bir ses geliyor ya da bir uyarı yanıyor, hadi bakalım. erken benimseyen olmanın bedeli galiba bu; yazılım güncellemesi ota'dan geliyor ama teknisyen randevusu nedense hâlâ ota'dan gelmiyor. neyse ki menzil kaygısı bir efsane, servis kaygısı ise pek değil.
  7. benim gibi markayı seven ama şarj ağını dert eden biri olarak rom'u denetleyip otonom park etmek yetmiyor, arabayı servise götürmek lazım. randevuyu uygulamadan atıyorsun, sorun sıradaki ilk ucretsiz servisten geç treni. eve çekici çağırırsan ek işçilik, kablo kanalı işine hazır dursun, kafanı bağlayan bağı beslemek ve yola çıkması lazım. sabah kart benden dostlar.
  8. uygulama üzerinden talep açısın, iki gün sonra bir telefon gelir ve orada karşılaştığınız mühendis sizin ne bildiğinizi dinler. ben pnömatik, yazılım, kaliper derdini peşinen yazıyorum, teknik servisi en za manasız satışçı konuşması kadar sevmem. hesap da düz gelmeye alışık değiliz, ilk yağ gibi bir kalem yok diye seviniyorlar ancak fiyatın kaynağı "muayene" olunca kantar ağası gibi oluyor.

    (bkz: servis)
  9. togg’un şu an en sevdiğim tarafı: servis randevusu alınca kimse sana boş lakırdı yapmıyor. ama çevremdeki tesla sahiplerinden duyduğum kadarıyla mobil servis diye bir şey varmış, uygulamadan tıklıyorsun kapına teknisyen geliyor. şubeye gitmeye kıyasla fena fikir değil, neden bizde de yok demek geliyor içimden ama sonra düşünüyorum, her markanın kendi olgunlaşma süresi var.

    italyanla-amerikalıyla kart basıp egzersiz yapmak yerine ben ölçüyorum: bir yılda kaç kere servise girdim, toplam kaç saat verdim, kaç email attım. togg'da bu tablo fena değil. tesla cephesinde de benzerini yazacak veri olsa okur, karşılaştırma yaparım. kulaktan dolma randevu hikâyeleri excel'e girmiyor malesef.
  10. tesla'da servis randevusu almak, sanki konser bileti kovalıyormuş gibi bir hal almış; randevu ekranı açılıyor, takvim bomboş, en yakın slot iki ay sonraya atıyor. tüketim tablosuna bakınca rakamlar güzel ama servis tarafında işler o kadar parlak değil, bunu kabul etmek lazım.

    bu tarz marka fanatikliğiyle servis sorununu örtmek