herkes 'elektrikli araçta yağ değişimi yok, triger yok, bakım bedava' diye anlatıyor. teknik olarak doğru, yağ filtresi yok, egzoz yok, ama iş orada bitmiyor. lastikler daha hızlı yeniyor çünkü tork anında geliyor ve araç ağır. fren balataları belki daha uzun gidiyor ama süspansiyon ve rotil tarafı yine yoruluyor.
yazılım, sensör, kamera kalibrasyonu gibi yeni kalemler de var. bunlar garanti dışına çıktığında cep yakıyor. yani bakım masrafı azaldı ama sıfırlanmadı. 'bakım yok' diyenlere sadece gülüyorum, bir lastik değişiminde faturaya bakınca o kahkaha kursağında kalıyor.
yağ değişimi, triger, egzoz derdi yok evet ama lastik ve fren balatası masrafı yine cebinden çıkıyor.
bu tarz konularda genelde servis fiyatları markaya göre acayip oynuyor, bunu da unutmayın.
(bkz:
elektrikli araç periyodik bakım)
elektrikli araç alırken en çok satılan argüman bakım masrafının azlığı. doğru ama biraz şehir efsanesi çünkü masraf azaldıkça beklenti de farklılaşıyor. yağ, filtre, triger, debriyaj derdi yok, büyük avantaj, kimse aksini iddia etmiyor.
ama insan yine de kapıyı kilitleyip evden çıkarken bir soru işaretiyle çıkıyor. batarya uzatılmış garantiyle ne durumda, üretici yazılım güncellemesi masrafı kime yazar, lastik ve fren diskleri o ağırlığı nasıl taşır. hesabı kâğıda döktüğünde argümandan tam olarak kaç kuruş kaldı, iki yılda anlamaya başlıyorsun ama baştan inanmak istiyorsun.